sohbet odaları

‘N’ Kategorisindeki Yazılar

NÂDİRU’R-RİVÂYE

Kelime olarak rivâyetin az olanı anlamına gelen nâdiru’r-rivâye, Hanefîlerden İmam Muhammed ibn el-Hasen eş-Şeybânî’nin yazdığı eserlerden bir bölümüne verilen özel bir isimder.

NAFAKA

Sözlükte “infak edilen şey, harç, yaşamak için gerekli azık, mal, aile reisinin ev halkı için bulundurması gereken yiyecek, giyecek ve benzeri şeyleri” ifade eden nafaka, bir fıkıh kavramı olarak, kişinin bakmakla yükümlü olduğu şahısların, sosyal seviyesine göre normal bir hayat sürdürebilmeleri için ihtiyaç duyduğu ve mükellefin de temin ile yükümlü bulunduğu şeylerin tümüne denir.

NÂFÎ’

Allah’ın sıfatlarından biri olup, fayda veren demektir. (bk. Dârr) (İ.K.)

NÂFİLE

Sözlükte “ganimet malı, bağış, hibe, gerekli olmaksızın yapılan, torun” gibi anlamlara gelen nâfile, dinî bir kavram olarak, farz ve vacip olmayan, yapıldığında mükafat verilen, fakat terk edildiğinde ceza gerektirmeyen şeylerdir. Farz ve vacip dışında kalan sünnetlere de nâfile denilir. Nâfile, mendubun eş anlamlısı olarak da kullanılmaktadır. (bk. Mendûb) (İ.P.)

NAFİLE TAVAF

Mekke’de bulunulan süre içinde farz ve vacip tavaflar dışında yapılan tavaflara nafile tavaf denir.(İ.K.)

NÂFİZ

Sözlükte “kullanılan yol, nüfuz eden, delen, işleyip öte geçen şey, nüfuzlu-kuvvetli adam” gibi anlamlara gelen nâfiz, bir fıkıh terimi olarak, unsurları tam olarak bulunan, kuruluş ve sıhhat şartlarının yanında nefaz şartlarını, başka bir deyişle, yürürlük şartlarını da taşıyan akde denir.

NAHR

Sözlükte “hayvanı boğazından kesmek, boğazına vurmak, göğüs göğüse karşı olmak, karşılamak” gibi anlamlara gelen nahr, bir dinî kavram olarak, bir hayvanın göğsü üstünden bıçak vurup boğaz damarlarını kesmek suretiyle kesilmesini ifade eder.

NÂİB

Vekil, birinin yerine geçen, kadı, kadı vekili, dini hükümlere göre hüküm veren hakim, nöbet bekleyen, nöbetle gelen, işleri yürüten anlamlarına gelmektedir. Mazereti sebebiyle hacca bizzat kendisi gidemeyip de yerine bedel gönderilmesi hâlinde, bedel olarak giden kişiye de nâib denir. (bk. Bedel) (İ.P.)

NAKŞİBENDİLİK

Nakşibendilik, Bahâuddin Nakşibend Muhammed b. Muhammed el-Buhârî’ye (ö. 718/1318) nispet edilen tarikatın adıdır.

NÂMAHREM

Farsça olumsuzluk eki olan nâ ile Arapça haram kılınan şey anlamına gelen mahrem kelimesinin birleşiminden oluşan nâmahrem, kelime anlamıyla haram olmayan demektir.

NAMAZ

Namaz Farsça bir kelime olup, Arapça’daki salât kelimesinin karşılığıdır.

NANKÖR

Yapılan iyiliğin kadir ve kıymetini bilmeyen kimseye denir. (bk. Şükür) (İ.K.)

NÂR

Bir şey parlak ve aydın olmak, bir şeyden kaçmak, devenin üzerine damga koymak anlamındaki `n-v-r’ kökünden türeyen nâr (çoğulu nîrân ve envâr) sözlükte ateş, görüş, alâmet, gövdeye basılan damga demektir.

NARH

Çarşıda, pazarda satılan her türlü mal için, resmî makamlarca fiyat belirlenmesi anlamına gelmektedir.

NASÎR

Allah’ın sıfatlarından biri olup, çok yardım eden demektir. (bk. Nâsır) (İ.K.)

Genel Genel The title of your home page Your Content Here