sohbet odaları

‘K’ Kategorisindeki Yazılar

KÂBE

Sözlükte “küp” anlamına gelen Ka’be, Mekke’de Mescid-i Haram denilen Cami-i Şerîfin ortasında yaklaşık 13 m. yüksekliğinde, 11-12 m. eninde taştan yapılmış dört köşe bir binadır.

KÂBIZ (Kâbid)

Bir şeyi eliyle tutmak, avucuna almak, daraltmak, cimrilik etmek, sür’atle sevketmek, bir şeyi toplayıp düşmek, almak, gidermek, öldürmek anlamındaki “k-b-d” kökünden türeyen kâbid sür’atle sevkeden, alan, ruhları kabzeden demektir.

KABİLÜ’T-TEVB

Allah’ın sıfatlarından biri olup tevbeleri kabul eden demektir. (bk Tevvâb) (İ.K.)

KABİR

Cenâzelerin gömüldüğü yerlere kabir denir.

KABUL

İki taraflı akitlerin kuruluşunda, teklifte bulunanın beyanına uygun irade beyanına kabul denir.

KABZ

Sözlükte “almak, bir şeyi el ile almak, yakalamak, bir şeyi dürüp devşirmek” gibi anlamlara gelen kabz, bir fıkıh terimi olarak, akdin konusunun teslim alınmasını ifade etmektedir.

KADDESELLÂHU SIRRAHU

“Allah sırrını kutsal (pak-temiz) kılsın” anlamındadır. Vefat etmiş veliler için kullanılır. Kuddise sırruhû (sırrı kutsal olsun) da denilir. (M.C.)

KA’DE

Sözlükte “oturmak” anlamına gelen ka’de, dinî bir kavram olarak, namazın ikinci rekatında ve namazın sonunda oturmak anlamına gelmektedir.

KADER

Sözlükte “ölçmek, tahmin etmek ölçüp takdir ederek tayin etmek; gücü yetmek ve kudret” anlamlarına gelen kader, din ıstılahında, Allah’ın ebede kadar olacak şeyleri zaman ve yerini, özellik ve niteliklerini, nasıl ve ne zamanda olacaklarsa onların tamamını ezelde bilip o şekilde sınırlaması ve takdir etmesine denir.

KADERİYYE

Mabed el-Cüheynî ve Gaylân el-Dımeşkî’nin, insana hiçbir güç ve irade hakkı tanımayan Cebriyye mezhebine karşı bir tepki olarak kurmuş oldukları itikadî bir mezhebin adıdır.

KADÎM

Önlerine geçmek, cesur olmak, eski olmak, bir işe yönelmek ve razı olmak anlamındaki “k-d-m” kökünden türeyen kadîm, eski, evveli olmayan, her şeyin önü ve evveli demektir.

KADİR GECESİ

“Kadir” güç yetirmek, hüküm, kaza, takdir, şeref, azamet ve tazyik; leyle-i kadir ise takdir, hüküm, şeref, azamet ve tazyik gecesi demektir.

KÂDİR (Kadîr – Muktedir)

Bir şeyi bir şeye kıyaslamak, ölçülü yapmak, tedbir almak, bir şeyi planlamak, miktarını beyan etmek, hükmetmek ve taksim etmek; bir şeye gücü yetmek, güçlü olmak, yüceltmek anlamlarındaki “k-d-r” kökünden türeyen kâdir, Allah’ın sıfatı olarak güçlü, kuvvetli, istediğini istediği gibi yapabilen, âciz olmayan demektir.

KÂDİRİLİK

Abdulkadir-i Geylânî’ye (ö.561/ 1165-1166) nispet olunan tarikatın adıdır.

KADİYÂNÎLİK

Kadiyânîlik XIX. yüzyılın sonlarına doğru Hindistan’da Mirza Gulam Ahmed öncülüğünde kurulmuş bir mezhep veya belli konuları içeren fikrî bir harekettir.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here