sohbet odaları

‘İ’ Kategorisindeki Yazılar

İÂNE

Yardım etmek, desteklemek, korumak, mâlî-parasal katkı sağlamak vb. anlamlara gelen iâne, terim olarak; hayrat, tasadduk ve himâye gibi koruma faaliyetlerini kapsayan ve “genel yardım” hizmetlerini ifade eden bir kavramdır. Îâne ve iâşe terimleri çoğu zaman birlikte kullanılır. (İ.U.)

İÂRE

bk. Âriyet.

İBÂDET

Sözlükte “itâat etmek, boyun eğmek, kulluk etmek, tevazu göstermek, ilâh edinmek; din ıstılahında, mükellef insanın nefsinin arzusu hilafına Rabb’ına tazim için yaptığı fiil ve niyete bağlı olarak yapılmasında sevap olan ve Allah’a yakınlık (kurbet) ifade eden şuurlu itâat” anlamına gelir.

İBADİYYE

Haricîlerin günümüzde yaşayan bir kolu olup, kurucusu Abdullah ibn İbâd el-Murri et-Temîmî`ye nispetle İbâdiyye adını almıştır.

İBÂHA

Sözlükte “salıvermek, açıklamak, helâl kılmak” gibi anlamlara gelen ibâha, bir fıkıh terimi olarak, mükellefin bir fiilin yapılması veya yapılmaması konusunda serbest bırakılması, başka bir ifadeyle fiilin yapılıp yapılmamasının eşit tutulup herhangi birinin tavsiye edilmemesini ifade etmektedir. Bu şekilde serbest bırakılan fiile de mubah denir. (bk. Mubah) (İ.P.)

İBÂRENİN DELÂLETİ

Bir fıkıh usulü kavramı olan ibârenin delâleti; lafzın sevk edildiği manaya delalet etmesi demektir.

İBLİS

bk. Şeytan.

İBNÜLVAKT

Vaktin oğlu anlamına gelen ibnülvakt, tasavvufta, sûfinin her vakit içinde bulunduğu zamana en uygun düşen ibadet ve amelle meşgul olması anlamında kullanılmaktadır. (M.C.)

İBNÜ’S-SEBİL

Kelime anlamıyla “yol oğlu” demek olan ve Araplar arasında yolcu, uzun süredir yolda olan anlamlarına gelen ibnü’s-sebîl, dinî bir kavram olarak, yolda kalmış kimse için kullanılmaktadır.

İBRÂ

Sözlükte “arındırmak, temize çıkarmak, yükümlülükten kurtarmak” gibi anlamlara gelen ibrâ, bir fıkıh kavramı olarak, bir kimsenin başka birinde bulunan alacak veya hakkından karşılıksız olarak vazgeçmesini ifade eder.

İBRET

Sözlükte “geçmek, aşmak” anlamındaki abr kökünden gelen ibret, kavram olarak görünenden görünmeyene geçmek, olayların dış yüzüne bakıp onlardaki hikmeti kavramaya çalışmak, olaylardan ders alıp davranışlarını buna göre düzenlemek demektir.

İBTİLÂ

bk. Belâ.

İCÂBET

Sözlükte “cevap vermek, kabul etmek” anlamlarına gelen icâbet, dinî bir terim olarak, Allâh’ın duaları kabul etmesi; fıkıhta ise, bir akitte tarafların akdi kabulü manalarına gelmektedir.

İCÂRE (Îcâr)

Sözlükte “kiralamak, iş karşılığı verilen şey” anlamlarına gelen icâre, fıkıhta da sözlük anlamına uygun olarak menfaatin bedel karşılığı satımını konu alan iş ve kira akdini ifade etmektedir.

İCÂRE-İ VÂHİDE

Kelime anlamıyla “bir defalık kira akdi, tek kira bedeli” demek olan icâre-i vâhide, bir fıkıh terimi olarak, vakıf akarlarının, mütevellîsi tarafından belirli bir süre tayin edilerek kiralanmasını ifade etmektedir.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here