sohbet odaları

‘F’ Kategorisindeki Yazılar

FA’ÂL (Fa’âlun limâ yürîd)

Allâh’ın sıfatlarından biri olup, dilediğini yapan demektir. (bk. Fâil) (İ.K.)

FÂCİR

Sözlükte “yalancı, fâsık, zinakâr ve âsî” anlamına gelen “fâcir” kavramı din ıstılahında; inkâr, şirk, yalan, zina, hırsızlık gibi, Allah ve Peygamber’in haram kıldığı fiilleri işleyen, kâfir, münâfık, müşrik ve âsîlere, doğru yoldan sapan ve ahlâk dışı davranışlarda bulunan kimselere denir.

FAHİŞ FİYAT

Aşırı yüksek fiyat anlamına gelen bir tabirdir.

FAHŞÂ

Sözlükte “çirkin ve aşırı olmak” anlamına gelen fuhuş İslâmî literatürde kelimenin sözlük anlamıyla da bağlantılı olarak, aşırı derecede çirkin söz ve davranış büyük günah, edeb ve ahlâka aykırı olup dinen yasaklanan her türlü kötülük ve çirkinlik anlamında kullanılmaktadır.

FAHÛR

Mübalağalı isim olup Allah’ın verdiği nimetlerle övünen fakat bu nimetlerin şükrünü eda etmeyen, kendini öven ve büyüklenen kimse anlamındadır. Kur’-ân’da 4 âyette geçmiştir (Nisâ, 4/36). (İ.K.)

FÂİLÎN-FA’ÂLÜN LİMÂ YÜRÎD

Bir şeyi işlemek ve yapmak anlamındaki “f-`a-l” kökünden türeyen fa’âl, fâil isminin mubalağalı şeklidir.

FÂİTE

Sözlükte “kaçmış” anlamına gelen fâite, bir fıkıh terimi olarak vaktinde kılınamayan namazı ifade etmektedir.

FAKD

Kelime anlamıyla yokluk, ayrılık manalarına gelen fakd, fıkıhta, muris veya eşin kaybolması için kullanılmaktadır. (bk. Mefkud) (İ.P.)

FAKÎH

Sözlükte “dikkatli ve ince anlayışlı, ayrıntılı bir şekilde bilen âlim” anlamına gelen fakih, ıstılahta din bilgini, fıkıh âlimi, İslâm hukukçusu demektir.

FAKR (Fakir)

Sözlükte “kırmak, delmek, kazmak” anlamına gelen fakr kelimesi, tasavvuf terimi olarak kişinin zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabileceği imkânının bulunmaması veya kendisinin her an Allah’a muhtaç olduğunu bilmesi demektir.

FÂLİK

Bir şeyi yarmak, sabahı aydınlatmak anlamındaki “f-l-k” kökünden türeyen fâlik; Allah’ın sıfatı olarak, yaratan, tohumları ve çekirdekleri çatlatan, yarıp açan demektir.

FÂNÎ

Sözlükte “ölümlü, geçici, muvakkat” anlamlarına gelen fânî, bâkinin karşıtıdır. İslâm inancına göre Allah’ın dışında her şey fânidir. Kur’ân’da şöyle buyrulmaktadır: “Yeryüzünde bulunan her şey fânidir. Ancak yüce ve cömert olan Rabbinin varlığı bâkîdir” (Rahmân, 55/26-27). Geçici ve sonlu olmasından dolayı dünya hayatına fâni âlem denilmiştir. (M.C.)

FARÎZA

Kelime anlamıyla takdir ve tayin edilmiş şey, belirlenmiş pay anlamına gelen farîza, dinî bir terim olarak, mükelleften kesin ve bağlayıcı bir şekilde yapılması istenen namaz, oruç gibi dinî görevleri ifade etmek için kullanıldığı gibi (bk. Farz), evlenme akdi gereği kadına ödenmesi gereken mehir ve mirasçıların terikedeki payları için de kullanılmaktadır. Kur’ân-ı Kerim’de geçen farîza kelimesi […]

FARK

Sözlükte “ayırmak, ayırt edici nitelik” anlamına gelen fark kelimesi tasavvufta varlıkların kul ile Allah arasında perde oluşturması ve maddî âlemin etkisi altında kalan kulun Allah’tan ayrı kalması veya kulun yaratıkların Hak’la var olduğunu bilmesi anlamında kullanılmaktadır. Kulun kendisini Hak’la hissetmesine de cem denilir. Hak ile batılı ayırt eden ayrıntılı bilgiye furkân denir. (M.C.)

FARZ

Sözlükte “bir şeyi kesinleştirmek, takdir etmek, pay ve parçalara ayırmak, belirlenmiş şey ve pay” anlamlarına gelen farz, bir fıkıh terimi olarak, Allâh ve Rasulü tarafından kat’î bir delille emredilen fiil ve amel demektir.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here