sohbet odaları

‘B’ Kategorisindeki Yazılar

BÂB

Sözlükte “kapı, vesile ve konu” anlamına gelen bab, bir kitabın bölümlerine, Arapça fiil çekim kalıplarının her birine denir.

BÂBÎLİK

12 imamın nurunu ve Hz. Muhammed’in hakîkatini aksettirecek kâmil bir şiînin var olması gerektiğini ve kendisinin kâmil şiî olduğunu iddia eden Şeyh Ahmed el-Ahsâ’nın kurduğu Şeyhîlik adlı Şiî tarîkatından etkilenen Şirazlı Mirza Ali Muhammed’in (ö.1892) kurduğu batıl bir dinî ekoldür.

BÂCİYAN-I RÛM

Âhiler tarafından Anadolu’da XIV. y.y. da kurulan kadınlar birliğinin adıdır. (M.C.)

BÂĞY

Sözlükte “haktan ayrılmak, zulmetmek, haddi aşmak” anlamına gelen bâğy kelimesi, Kur’ân-ı Kerim’de, sözlük anlamının dışında Allâh’a karşı gelme ve dinin çizdiği sınırları aşma manasında ahlâkî bir terim olarak kullanılmıştır (bk. En’âm, 6/164; Nahl, 16/90; Kasâs, 28/76; Şûra, 42/27; Hucurât, 49/9).

BAHÂİLİK

Peygamber olduğunu; Kurân’ın neshedildiğini, İslâm’ın emir ve yasaklarının kaldırıldığını ve el-Beyan adlı kitabı ile yeni hükümler getirildiğini iddia eden Bâbîliğin kurucusu Mirza Ali Muhammed’in Tebriz’de öldürülmesi üzerine bâbî fikirleri sürdüren Tahranlı Mirza Hüseyin Ali en-Nûrî’nin kurduğu dini ekole denir.

BÂİN TALÂK

Klasik fıkıh ıstılahında boşama türlerinden birisi olup, nikâhtan sonra zifaf olmadan meydana gelen; zifaftan sonra tarafların anlaşarak kadının eşine ödediği bir bedel karşılığında yapılan (muhalaa) veya kocanın üçüncü boşama hakkını kullanarak yapmış olduğu boşamadır.

BÂ’İS

Göndermek, uykudan uyarmak, teşvik etmek, diriltmek, uyanık olmak, uykusuz olmak anlamlarındaki “b-a-s” kökünden türeyen bâis, Allah’ın sıfatı olarak; kıyamet kopunca ölüleri dirilten, kabirlerinden kaldırıp mahşer yerine sevkeden, uyarıcı ve müjdeci olarak insanlara peygamberler gönderen, kıyamette şahitler getiren demektir.

BÂKÎ

Kalmak, devam etmek, sabit olmak, bakmak, gözetlemek anlamlarındaki “b-k-y” kökünden türeyen bâkî, ebedî olan, devam eden demektir.

BÂLİĞ

Bulûğ / ergenlik çağına erişmiş kişi demektir. (bk. Bulûğ) (İ.P.)

BÂRÎ

Yaratmak, iyi niyetli olmak, borç, ayıp vs.’den kurtulmak, uzaklaşmak, uzak olmak ve hastanın iyileşmesi anlamlarındaki “b-r-e” kökünden türeyen bârî kelimesi, Allah’ın sıfatı olarak yaratan, örneği olmadan varlıkları îcad eden demektir.

BÂRR

Allah’ın sıfatlarından biri olup, kullarına iyilik yapan, çok lütufkâr (latîf), çok merhametli (rahim), çok şefkatli (raûf) demektir. (bk Berr) (İ.K.)

BASAR

Basar, Yüce Allah’ın sübûtî sıfatlarından biri olup, görmek demektir. (bk. Basîr) (İ.K.)

BASÎR

Bakmak, görmek, bilmek, görüş sahibi olmak, kesmek anlamlarındaki “b-s-r” kökünden türeyen basîr kelimesi, gören, bilen, anlayan, basîret sahibi olan demektir.

BASÎRET

Görme anlamına gelen “basar” kelimesinden türeyen ve idrak gücü, yakın, ma’rifet, ferâset, akıl, zekâ, hüccet, delil, sezgi, öngörü… vb. anlamlara gelen “basîret” kelimesi, Kur’ân’da; açık delil, beyan, ibretler (Kasâs, 28/43;. Yûsuf, 12/108), şâhit (Kıyâme, 75/14), Allah’ın âyetleri, delilleri, beyanları ve nurları (En’âm, 6/104; A’râf, 7/203; Câsiye, 45/20) anlamında kullanılmıştır.

BÂSIT

Yaymak, elini uzatmak, çok cömertlik etmek, sevindirmek, îzah etmek, inceltmek, özür beyan etmek, rızkı çoğaltmak, kılıcı çekmek, basit olmak anlamlarındaki “b-s-t” kökünden türeyen bâsıt; yayan, cömert, elini uzatan, bol rızık veren demektir.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here