sohbet odaları

HIRS

Sözlükte “bir şeyi şiddetle arzu etme, ona aşırı derecede tutkun olma, sonu gelmeyen istek, aç gözlülük” gibi anlamlara gelen hırs, bir ahlâk terimi olarak, belli bir amaca erişme hususunda kişinin bütün benliğini saran arzu ve tutku demektir. Kur’ân’da hırs kelimesi geçmemekte ise de hırs kökünden türeyen kelimeler yer almaktadır. Meselâ Yahudilerin dünya hayatına olan aşırı düşkünlükleri hırs kökünden gelen kelimelerle anlatılmıştır (Bakara, 2/96). Hz. Peygamber, yöneticilik ihtirası taşıyanları yermiş (Buhârî, Ahkâm, 7; Müslim, İmâre, 14; Müsned, II/148), “İnsanoğlu yaşlansa da onda iki şey, hırs ve haset genç kalır” (Ahmed, III/115, 119, 169), “İnsanoğlunun iki vadi dolusu altını olsa mutlaka bir üçüncüsünü ister, onun gözünü ancak toprak doyurur, tevbe edenlerin tevbesini Allah kabul eder” (Buhârî, Rikâk, 10; Müslim, zekat, 116, 119; Tirmizî, Menâkıb, 32) buyurarak hırsın olumsuz yönüne dikkat çekmiştir. Ancak Hz. Peygamber’in hırsı olumlu anlamda kullandığı da olmuştur. Meselâ iyilik peşinde koşan bir kişiye “Allah hırsını arttırsın” diye dua etmiştir (Buhârî, Ezan, 114; Ebû Dâvûd, Salât, 100; Müsned, V/39). İnsanın gerçekçi olması ve isteklerine bir sınır çekmesi gerekir. Başkalarının canına, malına, mevkiine, namus ve şerefine zarar verici sonuçlar doğuran hırs sadece ferdin dinî, ahlâkî ve psikolojik hayatına zarar vermekle kalmaz, aynı zamanda sosyal hayatın düzenini bozar, toplumda barış, kardeşlik, adalet, eşitlik, özgürlük gibi yüce değerleri öldürür, haksızlık ve zulümlere yol açar. (M.C.)

Bir yanıt bırakın, or Geri İzleme kendi sitenizden.

Yorumuzu Yazın

Giriş yapmanız gereklidir giriş yap Yorum yazmak için.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here