sohbet odaları

İBRÂ

Sözlükte “arındırmak, temize çıkarmak, yükümlülükten kurtarmak” gibi anlamlara gelen ibrâ, bir fıkıh kavramı olarak, bir kimsenin başka birinde bulunan alacak veya hakkından karşılıksız olarak vazgeçmesini ifade eder. İbrâ, dinimizde mendûb kabul edilmiştir. Kur’ân-ı Kerim’de, borçlunun sıkıntı içinde olması halinde borcun ertelenmesi veya bağışlanması tavsiye edilmiştir; “Eğer (borçlu) darlık içinde ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet vermek (gerekir). Eğer bilirseniz, bunu sadaka olarak bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır.” (Bakara, 2/280). Hz. Peygamber de, bu yönde teşvik ve tavsiyelerde bulunmuştur.

İbrânın sahih olması için, ibrada bulunan kimsenin tam edâ ehliyetine sahip olması gerekir. İbrâ hak sahibinin bizzat kendisi tarafından yapılabileceği gibi, vekili tarafından da gerçekleştirilebilir. İbrâ iki taraflı bir akit olmakla birlikte, hâkim olan görüşe göre, sadece ibrâ edenin tek taraflı irade beyanı ile gerçekleşir. Ancak ibra edilenin kabul etmeme, reddetme yetkisi vardır. İbrâ edilen, ibrâyı reddetmesi halinde ibra hükümsüz olur.

İbrânın gerçekleşmesi halinde, hak düşer ve dava konusu olmaktan çıkar. Bunun sonucunda ibrâ eden ile ibra edilen arasındaki borç münasebeti sona ermiş olur. Hakkın düşmesinden sonra, ibra edenin bunu talep etmesi veya ibradan vazgeçmesi mümkün değildir. (İ.P.)

Bir yanıt bırakın, or Geri İzleme kendi sitenizden.

Yorumuzu Yazın

Giriş yapmanız gereklidir giriş yap Yorum yazmak için.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here