sohbet odaları

HÜZÜN

Sözlükte “keder, üzüntü” anlamına gelen hüzün, bir ahlâk terimi olarak, insanın maddî veya manevî kayıp ve eksikliklerinden duyduğu üzüntü ve keder anlamında kullanılmaktadır. Kur’ân’da iki âyette hüzün, üç âyette aynı anlamı taşıyan hazen, otuz yedi âyette de aynı kökten fiiller geçmektedir. Birçok âyette mü’minlerin âhirette üzüntü duymayacakları (bk. Bakara, 2/38) bildirilmekte; Hz. Peygamber ve mü’minlerin, başlarına gelen musibet ve sıkıntılar sebebiyle veya mâruz kaldıkları baskı ve zulümlerden dolayı üzülmemeleri öğütlenmektedir (bk. Âl-i İmrân, 3/139, 153; Hicr, 15/88). Hadislerde ise, ölüm gibi acı veren olaylar karşısında üzülmenin normal olduğu (Buhârî, Cenâiz, 44; Ebû Dâvûd, Cenâiz, 24), Kur’ân’ın hüzünlü bir ortamda indiği (İbn Mâce, İkâme, 176), insanları üzüntüye sevkeden sıkıntıların günahlara keffâret olacağı (Ahmed,, VI, 157), Allah’ın musibetler dolayısıyla yaş döken gözleri, hüzünlenen kalpleri azaba uğratmayacağı (Buhârî, Cenâiz, 45. Merdâ, 1; Müslim, Cenâiz, 12; Birr, 52) ifade olunmuştur. Hz. Peygamber de acı ve üzüntü veren sıkıntılara uğramaktan Allah’a sığınmıştır (Buhârî, Cihâd, 74; Deavat, 35, 40; Ebû Dâvûd, Vitir, 32). Sûfiler, hüzünü daha çok âhiret kaygısı veya hayırlı bir işi başaramamaktan duyulan üzüntü için kullanırlar ve olumlu bir anlam yüklerler. (M.C.)

Bir yanıt bırakın, or Geri İzleme kendi sitenizden.

Yorumuzu Yazın

Giriş yapmanız gereklidir giriş yap Yorum yazmak için.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here