sohbet odaları

KEFÂLET

Sözlükte “bir şeyi başka bir şeye eklemek; birine kefil olmak, bakmak, beslemek, taahhüt etmek, garanti etmek” anlamlarına gelen kefâlet, bir fıkıh kavramı olarak, hak sahibinin bir şeyi talep etmesi konusunda, yükümlünün zimmetine üçüncü kişinin zimmetinin eklenmesini ifade eder. Kefâlet akdinde yükümlüye asil, ifâ edilmesi gereken borç veya haktan, asîl ile birlikte sorumlu tutulacak kişiye ise kefil denir.

Kefâlet akdi, teberru akitleri grubunda ele alınmıştır. Bu nedenle kefil olacak kimsenin, tam edâ ehliyetine sahip olması gerekir. Kefâlet akdinin kurulması için, kefilin irâde beyanı, alacaklının kabûlü gerekir. Bunun yanında borçlunun kefâleti reddetme hakkı vardır.

Kefâletin konusu, şahıs ve mal olabileceği gibi, teslim ve gerektiğinde istirdat da olabilir. Bir kişinin şahsına kefil olmaya nefse kefâlet denir. Bu kefâlet bir kimsenin belirli bir tarihte mahkeme veya yetkili bir makam huzurunda hazır bulundurulmasına garanti vermek şeklinde yapılan bir kefâlettir. Günümüz bazı hukuk sistemlerinde de, sanıkların kefâletle bırakılmaları uygulanmaktadır. Bir borcun ödenmesine kefil olmaya mala kefâlet denir. Mala kefâlette, kefâlet konusunun teslim edilmesi mümkün olmalı, borç ise sahih bir borç olmalıdır. Ayrıca bir malın teslim edilmesine kefil olmaya teslime kefâlet, satılan malın başka sahibinin çıkması halinde bedelin iade edilmesine kefil olmaya da derek kefâleti denir.

Kefâlet akdinin sahih olarak kurulmasıyla, alacaklı hem borçludan, hem de kefilden alacağını isteme hakkını elde eder. Borçlu veya kefil, borcu ya da diğer yükümlülüklerini yerine getirmeleriyle veya borcun diğer yollarla sona ermesiyle kefâlet de sona erer. Bunun yanında, alacaklının kefili ibrâ etmesi de kefâleti sona erdirir. (İ.P.)

Bir yanıt bırakın, or Geri İzleme kendi sitenizden.

Yorumuzu Yazın

Giriş yapmanız gereklidir giriş yap Yorum yazmak için.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here