sohbet odaları

KASVET

Sert ve kuvvetli olmak, kalbi taş gibi olmak anlamındaki “k-s-v” kökünden gelen kasvet, katı kalplilik, taş yüreklilik, kabalık ve şiddet demektir. Kur’ân’da kalbin taş gibi katı olması ile insanın îmân, ibâdet, dua, Allah’ı zikir, saygı ve merhametten uzak olması, Allah’tan korkmaması kastedilmiştir. Kasvet, zem ifadesi olarak kullanılmıştır. Hakkı kabul etmemekte, inkâr ve isyânda ısrar eden, Allah’a verdikleri îmân ve ibâdet sözünü (misakı) bozan Yahûdîler (Bakara, 2/74; Mâide, 5/13), Allah’a îmân edip ona kulluk etmeyen, yalvarmayan ve kendilerine yapılan uyarıyı unutan toplumlar (En’âm, 6/43) katı kalpli olmakla yerilmişlerdir. Kalpleri katılaşanlar gibi olunmaması istenmiştir (Hadîd, 57/16). Katı kalpli olanların, kalplerinde hastalık bulunan münafıklarla birlikte şeytanın vesvese ile müptela edildikleri (Hac, 22/53) bildirilmiş, “Allah’ı zikre karşı kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun.” (Zümer, 39/22-23; Hadîd, 57/16) denilmiştir. “Kalbi katılaşanlar”, mümin olmayanların niteliği olarak kullanılmış ve bu kimseler zulüm (Hac, 22/53) ve sapıklık içinde olmakla nitelenmişlerdir (Zümer, 39/22). Katı kalpliliğin zıddı, Allah’a saygılı ve mütevâzi olmak (huşû ve ihbât), Allah’tan korkmak ve derileri ürpermektir (Haşye ve ikşi’râr) (Hac, 22/53-54; Zümer, 39/22-23; Hadîd, 57/16). (bk. Havf, Haşye ve Muhbit md.) (İ.K.)

Bir tasavvuf terimi olarak kasvet, kulun işlediği amel ve ibadetleri kendinden bilmesi anlamına gelir. (M.C.)

Bir yanıt bırakın, or Geri İzleme kendi sitenizden.

Yorumuzu Yazın

Giriş yapmanız gereklidir giriş yap Yorum yazmak için.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here