sohbet odaları

KÂDİR (Kadîr – Muktedir)

Bir şeyi bir şeye kıyaslamak, ölçülü yapmak, tedbir almak, bir şeyi planlamak, miktarını beyan etmek, hükmetmek ve taksim etmek; bir şeye gücü yetmek, güçlü olmak, yüceltmek anlamlarındaki “k-d-r” kökünden türeyen kâdir, Allah’ın sıfatı olarak güçlü, kuvvetli, istediğini istediği gibi yapabilen, âciz olmayan demektir. Muktedir kelimesi kâdir kelimesi ile aynı anlamdadır. Kadîr kelimesi ise “kâdir” kelimesinin mübalağalı şekli olup çok güçlü, istediğini istediği gibi eksiksiz, kusursuz ve tam yapan demektir.

Kur’ân’da 7 âyette “kâdir”, 5 âyette çoğul şekli olan “kâdirûn-kâdirîn”, 45 âyette “kadîr”, 3 âyette “muktedir”, bir âyette çoğul şekli olan “muktedirûn” Allah’ın sıfatı olarak kullanılmıştır. Kâdirîn-kâdirûn ve muktedirûn, çoğulları azamet çoğuludur. “Kâdir” ve “kadîr” kelimeleri çoğunlukla “alâ” edatı ile kullanılmıştır: “Gerçekten Allah, her şeye gücü yetendir.” (Bakara, 2/20, 106); “Gerçekten senin her şeye gücün yeter.” (Âl-i İmrân, 3/26); “O her şeye gücü yetendir.” (Mâide, 5/120); “Allah affedicidir (afüvv) kadîrdir.” (Nisâ, 4/149); “Allah alîmdir, kadîrdir.” (Nahl, 16/7); “Allah, her şeye muktedirdir.” (Kehf, 18/45); “O, muktedir aziz, muktedir meliktir.” (Kamer, 54/42, 55); “Biz kadiriz.” (Meâric, 70/40).

34 âyette Allah’ın “her şeye” gücünün yettiği bildirilmiştir. Her şeyden maksat nedir? Başka bir ifade ile Allah’ın nelere gücü yeter? Bu soruların cevaplarını Kur’ân’da bulabiliyoruz. Bunlardan bir kısmını şöyle sıralayabiliriz; yaratmaya (Yâsîn, 36/81), ölüleri diriltmeye (Kıyame 75/40), ölülerin parmak uclarını bile yeniden yaratmaya (Kıyame 75/4), mucize ve gökten azap indirmeye (En’âm 6/37, 65), suyu yer yüzünden yok etmeye (Mü’minûn, 23/18), bir toplumu yok edip yerine yenisini getirmeye (Meâric, 70/40-41)… gücü yeter. O’nun âciz olduğu, gücünün yetmediği hiçbir şey yoktur. Hiç kimse ve hiçbir şey O’nu âciz bırakamaz. “O, bilendir (alîm), gücü yetendir (kadîr)” (Fâtır, 35/44).

Allah’ın bir şeye “ol” demesi ile o şey hemen var olur. Yok olmasını istediği şey de yok olur. Allah için “imkânsız” diye bir şey yoktur. Mutlak manada kâdir Allah’tır. Yaratıkların kudreti Allah’ın kudret verdiği nispettedir.

Kâdir ismi Kur’ân’da ölçen, biçen, biçim veren, takdir eden, programlayan anlamında da kullanılmış ve bu anlam daha çok “kaddere-yukâddirü” fiili ile ifade edilmiştir: “Ölçtük, biçtik. Ne güzel biçim vereniz biz.” (Mürselât, 77/23). Gökleri, yerleri, nehirleri, dağları, geceyi, gündüzü, ayı, güneşi… bütün varlıkları düzene koyan, görevlerini programlayan Allah’tır (Fussilet, 41/9-12; Müzzemmil, 73/21; Yûnus, 10/5).

“…(O,) her şeyi yaratmış, ona düzen vermiş, mukadderatını (yeteneklerini, özelliklerini, görevlerini) tayin etmiştir.” (Furkân, 25/2); “Hiçbir şey yoktur ki, O’nun hazineleri, bizim yanımızda olmasın, ama biz onu bilinen bir ölçü/miktar ile indiririz.” (Hicr, 15/21); “Gökten belli ölçü ve miktarda su indirdik. Onu yerde tutuyoruz. Biz onu (indirmeye kâdir olduğumuz gibi) gidermeye de kâdiriz.” (Mü’minûn, 23/18) âyetleri Allah’ın bu vasfını anlatmaktadır.

Allah’ın rızkı, dilediğine ölçü ile vermesi, kısması, Kur’ân’da “kadere – yekdiru” fiiliyle ifade edilmiştir. “Allah dilediğine rızkı açar, bol verir, dilediğinden kısar, az verir…” (yebsütû ve yekdiru) (Ra’d, 13/26). (İ.K.)

Bir yanıt bırakın, or Geri İzleme kendi sitenizden.

Yorumuzu Yazın

Giriş yapmanız gereklidir giriş yap Yorum yazmak için.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here