sohbet odaları

John Stith Pemberton Kimdir ?

Doğum tarihi : 08 Temmuz 1831
Ölüm tarihi : 16 Ağustos 1888
Kaç yaşında öldü : 57
Burcu : Yengeç
Meslek : Eczacı
Doğum yeri : Knoxville, Georgia, ABD
Ölüm yeri : Atlanta, Georgia, ABD

Amerika’lı eczacı olan John Stith Pemberton, Coca-Cola’nın ilk üreticisidir.

John Stith Pemberton, 08 Temmuz 1831 tarihinde ABD’de Georgia eyaletine bağlı Knoxville kasabasında doğmuştur. Georgia Üniversitesinden mezun olmuştur. Eczacı bir ailede doğup büyüdüğü için erken yaşlardan itibaren eczacılığa ilgi duydu. 1850 yılında lisanslı bir eczacı oldu ve eczanesini açtı.

Eczanesinde balgam söktürücü şuruplar, ülser gibi mide hastalıklarına iyi gelen ilaçlar, egzama gibi cilt hastalıklarını tedavi eden kremler yaparak ailesinin geçimini sağladı.

John Stith Pemberton’un 1886 yılında bir ilaç olarak ürettiği şurup, küçük değişikliklerle alkolsüz bir içecek olarak küresel bir tüketici kitlesine Coca-Cola markası olarak ulaşmıştır.

John Stith Pemberton, 1853 yılında Ann Eliza Clifford Lewis ile evlendi. 1854 yılında Charles Ney Pemberton adında bir oğlu oldu.

1861 yılında patlak veren Amerikan İç Savaşı, tüm Amerika’lılar için olduğu gibi John Pemberton için de yeni bir dönemi başlattı. 1862 yılında İç Savaş Konfederasyonu’na bağlı yerel süvari birliğinde teğmen olarak askere alınan John Stith Pemberton, savaşta yaralanan askerlerin tedavisini için önemli hizmetlerde bulundu. 16 Nisan 1865 tarihinde bir çatışma sırasında göğsünden ve karnından derin kılıç yaraları aldı ve çok büyük acılar çekmeye başladı.

Bu dönemde hastaların acılarını hafifletmek için morfin kullanımı yaygındı ve Pemberton’a da morfin tedavisi uygulandı. Çektiği acılara ancak morfinle dayana bilen Pemberton, yaralarından zaman içinde kurtulsa da morfin bağımlılığından kurtulamadı. Bu nedenle günün birinde hem ağrı kesecek, hem de bağımlılık yapmayacak yeni bir madde geliştirmek üzere kendi kendine söz verdi.

Medikal uyuşturucuların insanlar üzerindeki etkilerini araştırdığı bu dönemde konu hakkında çok geniş bilgi sahibi oldu. New York’a yaptığı bir gezinin ardından Georgia’ya geri döndü ve sakinleştirici etkileri olan medikal bitkiler üzerinde çalışmaya devam etti. 1880’li yıllarda John Pemberton, Columbus’ta eczacılık yapmaktaydı. Mide hazmını kolaylaştırmak için uzun süredir yeni bir şurup üzerinde çalışıyordu. Bu çalışmalar sırasında, morfin ya da afyon içermeyen bir şurup geliştirmeyi başardı. Karbondioksitli ve alkol kullanmadan geliştirdiği bu şurubu, üç ayaklı pirinç bir çaydanlıkta karbonatlı sudan elde ediyor, karamelize edilmiş şeker ile tatlandırıyordu. Fakat az miktarda bile olsa kokain içeren bu şurubun bağımlılık yapıp yapmadığından kesin olarak emin olamadı ve bunu ilk başta insanlara denetmekten kaçındı.

Pemberton‘ın şurubunu denemek isteyen dostları, şurubu çok beğendiklerini ve her hangi bir bağımlılık hissetmediklerini belirtti. Bunun üzerine Pemberton, şurubu bir ürüne dönüştürüp satışını yapmak konusunda çalışmalara başladı. Şuruba verdiği isim, Pemberton’ın Fransız Şarabı Koka’ydı. Bu dönemde eczanelerde satışı yapılan yılan yağı ürünlerine talep yüksekti. Bu ürünlerin satış ve pazarlamasında kullanılan yöntemler, Pemberton’ın yeni ürününün satış ve pazarlaması konusunda ilham kaynağı oldu.

Şurubun etkilerini anlatırken John Pemberton, tıpkı o dönemin gözde ilacı yılan yağından bahseder gibi, “dünyanın en muhteşem sinir toniği”, “tüm hastalıklardan kurtulmanızı sağlar”, “ünlü bilim adamlarının onayladığı mucizevi formül” gibi ifadeler kullandı. Reklam çalışmalarında ürünü hakkında, “fiziksel yorgunluğu alır, kronik hastalıklara iyi gelir, böbrek ve karaciğer hastalıklarını iyileştirir, baş ağrısı ve uykusuzluk sorunlarını çözer” gibi çok sayıda “iyileştirici etki”den bahsetti. Hal böyle olunca, ürüne duyulan ilgi kısa sürede arttı. Ürüne ilgi arttıkça, yapılan abartıların ölçüsü epeyce kaçtı. Tadının güzel olması ve içenler üzerinde olumlu etkiler yapması, halk arasında bu abartıların daha da artmasına yol açtı. Satışını yaptığı ürünün şişesi 1 dolara satılmaktaydı. Ki bu fiyat, alım gücü bakımından günümüzde yaklaşık 20 dolara denk geliyordu. Fiyatının bu denli yüksek olması, üründen beklentileri arttırmıştı. Bunun üzerine Pemberton, formüle alkol eklemeye başladı ve koka yapraklarının miktarını arttırdı. Ayrıca, kola fıstığı ve damiana gibi aromatik bitki özleri ve sakinleştiriciler ekledi. Çok geçmeden durum anlaşılmaya başlandı ve Pemberton’ın mesleki itibarı büyük yara aldı. Bu içecek iddia edilenin aksine, horlamayı azaltmayıp arttırıyor, cinsel istekleri ise arttırmayıp azaltıyordu. Bağımlılık yapmasa bile, depresyon ve kaygı bozukluğuna yol açıyor, kullanıcının günlük yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiliyordu.

Artan tepkiler üzerine Pemberton, 1886 yılında Columbus’tan taşınıp Atlanta’ya yerleşti.

John Pemberton‘ın Columbus’ta yaşadığı kötü deneyimler, eczacılık mesleğine bakışını sorgulamasını sağladı ve mesleki sorumluluklarını hatırlattı. İçeceğin formülünden alkol ve diğer sakinleştiricileri tümüyle çıkarttı ve formülü geliştirmek için eczacı arkadaşlarından destek almaya başladı.

Yakın dostu Willis Venable’yle yaptığı çalışmalar sırasında, formüle ekledikleri özel bir karbonatlı su bileşiğinin içeceğin tadını çok güzel hale getirdiğini gördüler.

Fakat bu formülün sağlık üzerinde iddia edilenin aksine, hiç bir iyileştirici ve tedavi edici etkisi yoktu. Bunun üzerine, ürünü bir ilaç olarak satışa sunmak yerine, bir içecek olarak satışa sunmaya karar verdiler.

Ürünün formülünde yapılan değişikliğe paralel bir şekilde, ismini de değiştirmeye karar verdiler. Pemberton’ın Fransız Şarabı Koka ismi, Georgia eyaletinde artık kötü bir şöhrete sahipti. Formülden alkol ve diğer sakinleştiriciler çıkartılmış olsa da koka yapraklarının kullanılması devam ediyor, sakinleştiricilerin yerine kafein kaynağı kola çekirdekleri kullanılıyordu.

Pemberton’ın muhasebecisi Frank Robinson, bu bileşiğinden dolayı içeceğe Coca-Cola isminin verilmesini önerdi. Bu öneri John Pemberton ve arkadaşlarının çok hoşuna gidince, ürünün ismi Coca-Cola olarak belirlendi. Bu ismi Robinson, şişelerin üzerindeki etikete kendi el yazısıyla ekledi. Etiketlerin yanı sıra markanın logosunda da kullanılan bu yazı stili, günümüze kadar hiç değiştirilmeden kullanıldı.

Coca-Cola’yı John Pemberton, daha önce kararlaştırdıkları gibi bir ilaç olarak değil, bir içecek olarak Atlanta’nın en önemli eczanelerinden biri olan Jacobs Eczanesi’ne 1886 yılında götürdü. Deneyen herkes tarafından çok beğenilen bu içecek, bileşimindeki karbonatlı sudan dolayı hazmı kolaylaştırıyor, koka yaprakları ve kola çekirdeklerinin etkisiyle keyif veriyordu. Jacobs Eczanesi’nden gelen olumlu dönüşün ardından Coca-Cola, bardağı 5 sentten satışa sunuldu.

Bir Dünya Markası Olarak Coca-Cola İlk olarak 1886 yılında Coca-Cola ismiyle satışı yapılan bu içecek, John Pemberton için hayatının en önemli buluşlarından biri oldu.

Morfin bağımlılığından kurtulamayan John Pemberton ürünün satışından elde ettiği gelirle morfin alıyor ve hayatını morfinle sürdürmeye çalışıyordu.

John Stith Pemberton, 16 Ağustos 1888 tarihinde Atlanta, Georgia, ABD’de 57 yaşında ölmüştür.

Coca-Cola’nın formülünü ve satış haklarını Asa Griggs Candler, 2 bin 300 dolara satın aldı. Coca-Cola’nın büyümesini sağlayan ve markaya gerçek vizyonunu kazandıran kişi de Candler oldu. Candler döneminde Coca-Cola, markalaşma sürecinde büyük bir ivme yakaladı. Ürünün geniş kitlelere tanıtılması için yepyeni satış ve pazarlama yöntemleri denendi.

Ücretsiz tadılması için kuponlar dağıtıldı, içeceğin satışını yapan eczanelere eşantiyon ürünler dağıtıldı. 1900’lerin başlarında şirketin başarısı katlanarak artmaya başladı ve ürünlerin taklitleri ortaya çıktı. Taklitlerle mücadele etmek için Candler, ürün satışında kullanılmak üzere orijinal bir şişe tasarımı geliştirilmesini sağladı.

Coca-Cola’yla özdeşleşen bu şişenin imalatına 1916 yılında başlandı. Ve bu tasarım, günümüze kadar neredeyse hiç değiştirilmeden kullanıldı. 1919 yılında şirket, Ernest Woodruff’a satıldı. 4 yıl sonra, oğlu Robert Woodruff, şirketin yeni başkanı oldu. Robert Woodruff’un yönetiminde Coca-Cola, büyük bir yükseliş ivmesi yakaladı ve dünyanın pek çok coğrafyasında tüketilmeye başlandı. 1928 Olimpiyatlarında Coca-Cola, büyük bir reklam başarısına imza attı. Bu dönemde Coca-Cola’nın ürün çeşitliliği arttı, ürün dağıtımı için çok önemli yatırımlar yapıldı. 1960’lara gelindiğinde, “Coca-Cola her yerde bulunur” sözü zihinlere yerleşti.

Coca-Cola’nın ülkemize gelişi 1964 yılında gerçekleşti. Şirketin ülkemizdeki ilk yatırımı İstanbul’da gerçekleşti. 1970’li yıllarda Coca-Cola, yalnızca bir içecek olmanın ötesinde, bir yaşam şeklini anlatmaya başlattı. Coca-Cola reklamlarında sinema, radyo ve televizyon dünyasının önemli simaları rol aldı. 1986 yılında 100. yaşını kutlayan şirket, ürünlerini 165 ülkede satışa sunma başarısı gösterdi. Günümüzde dünya genelinde günlük Coca-Cola tüketimi, 1.9 milyar bardak düzeyinde.

Bir yanıt bırakın, or Geri İzleme kendi sitenizden.

Yorumuzu Yazın

Giriş yapmanız gereklidir giriş yap Yorum yazmak için.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here