sohbet odaları

MEVLÂ

Sözlükte “Rab, efendi, seyyit, komşu, malik, kul, köle azad eden, bir işi gören, idare eden, azat olmuş köle, yakın, hısım, yardımcı, ihsan eden adam, ihsan olunan adam, dost, sevdiği kimse, antlaşma yaptığı kimse” gibi anlamlara gelen mevlâ (çoğulu mevâlî), Kur’ân-ı Kerim’de yirmiden fazla yerde zikredilmiş ve daha çok Rab manasında kullanılmıştır. Bunların da çoğu Allah Teâlâ’nın sıfatıdır. (bk. Velî) Bir yerde putlar için (Hac, 22/13); bir yerde köle (Nahl, 16/14); bir yerde dost ve bir yerde de uygun olan, yaraşan anlamında kullanılmıştır.

Bir fıkıh terimi olarak mevlâ, azat edilen köleler ile azat eden sahipleri için kullanılmıştır. Köle ile azat eden arasında yakınlık ve yardımlaşma devam ettiği için her ikisine de mevlâ denilmiştir. Fıkıh kaynaklarında, azat edilen kölenin ashab-ı ferâiz veya asabeden bir yakınının bulunmaması halinde, köleyi azat eden kişi veya onun asabesi köleye mirasçı olacağı ifade edilmiş olup buna “sebebi asabe” denilmiştir. (İ.P.)

Bir tasavvuf terimi olarak mevlâ, şeyh, pir, mürşid, velî demektir. Mevlânâ, sahibimiz, efendimiz anlamına gelir. Mevlânâ kelimesi yalnız kullanıldığında Celâleddin Rûmî anlaşılır. (M.C.)

Bir yanıt bırakın, or Geri İzleme kendi sitenizden.

Yorumuzu Yazın

Giriş yapmanız gereklidir giriş yap Yorum yazmak için.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here