sohbet odaları

MEFHÛM

Sözlükte “anlaşılan, kalple bilinen” anlamına gelen mefhûm, fıkıh usulünde lafzın, sözde zikri geçmeyen ve ifade edilmeyen bir hükme delalet etmesidir. Usulcüler mefhûmu, mefhûmu muvâfakat ve mefhûmu muhâlefet olmak üzere ikiye ayırmışlardır.

Mefhûmu Muvâfakat ; lafzın, manadaki ortaklık sebebiyle, lafızda geçen hükmün, ispat veya nefy bakımından, sözde zikri geçmeyen mesele için de geçerli olduğuna delalet etmesidir. Mefhûmu muvâfakat, herhangi bir araştırma ve çabaya gerek olmaksızın, sadece dil bilmekle lafızdan anlaşılabilir. Sözde zikri geçmeyen durumun, hükümde sözde zikri geçene denk olması sebebiyle, mefhûmu muvafakât olarak isimlendirilmiştir. Meselâ, “o ikisine (anne ve babana) “öf” bile deme.” âyeti (İsrâ 17/23), mefhûmu muvafakat yoluyla dövmenin yasaklığına delalet eder. Zira dövmek, “öf” demekten daha fazla eziyet verir. Eğer sözde zikri geçen durum, hüküm bakımından zikri geçenden daha öncelikli ise, bu delâlete fahve’l-hitab ; denk ise lahne’l-hitab denir.

Mefhûmu Muhâlefet ; lafzın hükmünde itibara alınan bir kaydın bulunmaması sebebiyle, lafzın delalet etmiş olduğu hükmün zıddının, sözde zikri geçmeyen durum için sabit olduğuna delalet etmesidir. Meselâ, mefhûmu muhâlefeti kabul edenlere göre, “İçinizden mümin hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, ellerinizin altında bulunan, mümin câriyelerinizden alsın.” âyeti (Nisâ 4/25), mefhûmu muhalefet yoluyla, hür kadınlarla evlenmeye gücü yeten kimsenin, câriye ile evlenmesinin haramlığına delalet eder. Hanefîler mefhûmu muhâlefeti delil olarak kabul etmezler. Diğer müçtehitlere göre ise, müstakil bir delildir.

Mefhûmu muhâlefet, itibara alınan kaydın çeşidine göre, mefhûmu lakap, mefhûmu vasf, mefhûmu şart, mefhûmu gâye ve mefhûmu adet olmak üzere beşe ayrılır. (İ.P.)

Bir yanıt bırakın, or Geri İzleme kendi sitenizden.

Yorumuzu Yazın

Giriş yapmanız gereklidir giriş yap Yorum yazmak için.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here