sohbet odaları

Archive for Ağustos 16th, 2011

ŞEMÂİL

Huy, tabiat, karakter, hal ve hareket, tavır ve davranış anlamlarına gelen şemile ve şimâl kelimesinin çoğulu olup, ıstılahta, huyu, karakteri, ahlâkî, yaşayış tarzı, dış görünüşü, kıyâfeti gibi Peygamberimizin beşeri yönüne, hayat tarzına ve kişisel özelliklerine ve bunları kendine konu edinen bilim dalına denir. Bu konuda bir çok eser yazılmıştır. Tirmizî’nin (ö. 279/892) Şema’il, Kadı Iyaz’ın […]

ŞER

Sözlükte “kötülük, fenalık ve kötü iş” anlamına gelen şer, dinî literatürde Allah’ın hoşnut olmadığı, sevmediği, meşru olmayan, işlenmesi durumunda kişinin ceza ve kınamaya müstehak olacağı davranışlar demektir.

ŞEREFE

Minarelerde gövdeden dışarıya çıkık ve dört cihete dönülerek ezan okunan yere denir. Şerefenin alt tarafı gövde, üst tarafı ise külahtır. Minarelerde genelde tek, bazılarında 2-3 şerefe vardır. (İ.K.)

ŞER’Î

Şeriate uygun, dinî; dine/hukuka uygun anlamlarına gelmektedir. (bk. Şeriat) (İ.P.)

ŞERİAT

Şeriat kelimesi, “ş-r-`a” kökünden gelmekte olup türevleriyle birlikte Kur’ân’ın dört ayrı yerinde geçmektedir.

ŞER’U MEN KABLENÂ

Kelime anlamı itibariyle “bizden öncekilerin dinleri/şerîatları” anlamına gelen şer’u men kablenâ, fıkıh usulünde, fer’î delillerden biridir.

ŞEVK

Sözlükte “özlem” anlamına gelen şevk, tasavvufta gönlün sevgili ile buluşma arzusu; Allah’a kavuşma özlemi demektir. Kur’ân’da “Kim (kıyamet günü) Allah’a kavuşmayı (ümit ve korku ile) beklerse (o güne hazırlıklı olsun), çünkü Allah’ın takdir ettiği vade mutlaka gelip çatacaktır…” buyurulmaktadır (Ankebût, 29/5). (M.C.)

ŞEVVAL ORUCU

Ramazan ayından sonra gelen şevval ayında tutulan altı gün oruca “şevval orucu” denir.

ŞEYH

Sözlükte “yaşlı, pîr, ihtiyâr, bey, önder, kabîle başkanı” anlamına gelen şeyh, tasavvufta, nefsinden fâni Hak’ta bâkî, velî, Allah dostu; isteklilere rehberlik etmek ve onları irşad etmek ehliyet ve liyâkatına sahip bulunan kâmil insan, rehber, delil, mürşid demektir.

ŞEYHAYN (Şeyhân)

Sözlükte “iki hoca, iki yaşlı adam” anlamlarına gelen şeyhayn (şeyhân), bir kavram olarak hadiste, en makbul iki hadis kitabının yazarı olan İmam Buhârî ve İmam Müslim’e; Hanefî fıkıh literatüründe ise, İmâm-ı Azam Ebû Hanîfe ve İmam Ebû Yûsuf’a verilen unvandır. Ayrıca dört halifeden Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer’e de Şeyhayn denir. (İ.P.)

ŞEYHU’L-İSLÂM

Sözlükte “İslâm büyüğü” anlamına gelen Şeyhu’l-İslâm ; Osmanlı İmparatorluğunda fetva işlerine bakan, protokolde padişah ve başbakandan sonra gelen en büyük görevliye verilen unvandır.

ŞEYTAN

Şeytan kelimesi “şatn” kökünden ele alındığı zaman, uzak olmak, muhalefet etmek, toprağa girmek ve ipe bağlamak gibi anlamlara gelmektedir.

ŞÎA (Şiîlik)

Sözlükte “taraftar, yardımcı ve fırka” demektir.

ŞİKÂK

Yarmak anlamındaki “şakk” kelimesinden türeyen şikâk sözlükte; muhalefet ve düşmanlık etmek demektir.

ŞİRÂ

Sözlükte “satın almak ve satmak” anlamına gelen şirâ, bir fıkıh terimi olarak alışveriş akdini ifade etmektedir. (bk. Bey’, Büyû’) (İ.P.)

Genel Genel The title of your home page Your Content Here