sohbet odaları

Takiyüddin Kimdir ?

Doğum tarihi : 14 Haziran 1526
Ölüm tarihi : 18 Şubat 1585
Kaç yaşında öldü : 59
Burcu : İkizler
Meslek : Bilim adamı
Doğum yeri : Şam, Osmanlı İmparatorluğu
Ölüm yeri : İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu

Osmanlı Devleti’nin en önemli astronomlarından olan Takiyüddin, gökbilimci, mühendis, matematikçi ve mekanik bilimcidir.

Takiyüddin, 14 Haziran 1526 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu, Şam’da (Dımaşk) doğmuştur. Babası Şam medreselerinde müderrislik yapan Zeynüddin Ma‘rûf’dur. İlk eğitimini Şam’da babasından Arapça ve Kur’an öğrenerek aldı. Ardından Kahire’de ve Şam’da çeşitli hocadan dersler aldı. 1550 yılında ailesi ile beraber İstanbul’a gitmesi üzerine öğrenimini orada Çivizâde Mehmed Efendi, Ebussuud Efendi, Kutbüddinzâde Mehmed Efendi ve Saçlı Emîr’in yanında tamamladı.

Bu öğrenim sürecinden sonra Mısır’a giderek Kahire’de Şeyhûniyye ve Sargatmışıyye medreselerinde müderrislik yaptı. Ardından İstanbul’a geldi ve Sadrazam Semiz Ali Paşa zamanında Edirnekapı Medresesi’ne müderris tayin edildi. Ancak bir süre sonra ailevî sebeplerle Kahire’ye döndü ve orada müderrislik görevini sürdürdü. Bu arada Mısır kadılığına getirilen Çivizâde Mehmed Efendi’ye vekâlet etti. Ondan sonra Mısır kadılığına tayin edilen Kazasker Molla Abdülkerim Çelebi ile babası Kutbüddin Efendi’nin teşvikleriyle astronomi ve matematik üzerinde yoğunlaştı. Takiyüddin, bilimsel kişiliğinin oluşumunu derinden etkilediği anlaşılan Abdülkerim Çelebi’ye büyük saygı beslemiş ve optik hakkındaki kitabını ona ithaf etmiştir.

Takiyüddin, matematik ve astronomi araştırmalarını en ileri düzeye ulaştırdığı sırada 1570 yılında tekrar İstanbul’a geldi. 1571 yılında II. Selim tarafından saray müneccimbaşılığına atanan Takiyüddin, 1574 yılında Galata Kulesi’nde gözlem çalışmalarına başlamıştır.

Takiyüddin, 1577 yılında Hoca Saadettin ve Sokollu Mehmed Paşa’nın desteği ve Osmanlı Padඈşahı III. Murat’ın fermanıyla Tophane sırtlarında bir gözlemevi kurdu. Rasathane personeli ; Takiyüddin ile birlikte 8 rasıt (gökbilimci), 4 yardımcı eleman olmak üzere 16 kişiden oluşurdu. Gözlemevi’nde Güneş, Ay ve gezegenlere ilişkin gözlemler yapılmıştır. Burada ayrıca bir kütüphane oluşturdu. Ancak bir yandan siyasal bağlantıları, bir yandan yakın dostluklar kurduğu devlet adamlarının arasındaki çekişmeler onu ve rasathâneyi hedef alan bir yıpratma kampanyasının başlatılmasına yol açtı.

İddiaya göre rasathanenin tamamlanmasının üzerinden bir kaç ay geçtikten sonra beliren bir kuyruklu yıldız nedeniyle Sultan III. Murat Takiyüddin’den kehanette bulunmasını talep etmiş, o da bu yıldızın bir mutluluk ve saadet devrinin habercisi olduğu tahmininde bulunmuştu. Ancak bunun tam aksine o devirde ortaya çıkan bir salgın hastalığın getirdiği felaket nedeniyle rasathanenin muhaliflerinin sayısında bir hayli artış olmuştu. Takiyüddin gözlemlerine bir iki yıl daha devam ede bilmişti. Bazı kaynaklar ise bilime muhalif bir tarikatın yıkım kararının alınmasında etkili olduğunu belirtmektedir.

1577 yılında gözlenen kuyruklu yıldızın ve 1578 yılında meydana gelen veba salgınının rol oynadığı söylentilerden ve Rasathânede Takiyüddin ve personelinin meleklerin bacaklarını gözlediği yolundaki söylentilerden sonra siyasî çekişmelere dinî bir zemin hazırlamakta gecikmeyen Şeyhülislâm Kadızâde Ahmed Şemseddin Efendi’nin, “Rasathâneler bulundukları ülkeleri felâkete sürükler” şeklindeki fetvası yüzünden Osmanlı Devleti tarihindeki tek gözlemevi olan ve Türk bilim tarihinde büyük önem taşıyan İstanbul Rasathânesi, Takiyüddin’in kurduğu bu gözlemevi akıl dışı söylentiler sonucu Padişah III. Murat’ın 22 Ocak 1580 tarihli fermanıyla içindeki aletlerle birlikte denizden topa atışına tutularak yıkılmıştır.

Takîyüddîn, bu gözlemevinde dokuz gözlem aleti yapmış ve kullanmıştır :

Kullanılan aletler :

• Zât el-Halâk (Halkalı Araç)
• Zât el-Şubeteyn (Cetvelli Araç)
• Zât el-Sak-beteyn (İki Delikli Araç)
• Duvar Kadranı
• Zât el-Semt ve’l-irtifâ (Azimut Yarım Halkası)
• Rub-u Mıs-tara (Tahta Kadran)
• Müşebbehe bi’l-Monâtık
• Zât el-Evtar (Kirişli Araç)
• Saatler

Alman gökbilimci, matematikçi ve astrolog Johannes Kepler’in hocası astronom Tycho Brahe ile aynı zamanda yaşamış ve yaklaşık aynı gözlemleri yapmış olan Takiyüddin, rasathane yıkıldığı için çalışmaları son bulmuştur.
III. Murat’ın Şehinşahnâme’sinde yer alan bir minyatür, rasathane odasını göstermektedir. Rasathane odasında baş râsıt Takiyüddin ve diğer râsıtlar aletleri kullanırken görülmektedir. Bu minyatürde görülen yer küresinin Takiyüddin tarafından yapıldığı söylene bilir.

Yer küresinde ; Akdeniz’in boyunun aslından uzun oluşu, Brezilya’nın doğuya doğru çok fazla çıkıntı yaparak Afrika’ya yanaşması, Güney Kutbu’nun Ümit Burnu’na fazlaca yakınlığı dikkat çekicidir. Yine de yer küresinde yeni keşfedilen bölgelerin, Piri Reri haritalarına göre aslına daha yakın çizildiği görülmektedir.

Sinüs, kosinus, tanjant ve kotanjantın tanımlarını vermiş, ispatlarını sergilemiş ve cetvellerini hazırlamış, hesaplarını tablolar halinde kullanıma sunmuş olan Takiyüddin, 821’i Türkçe olarak ; 1337 eser oluşturmuştur. Takiyüddin özellikle trigonometri alanındaki çalışmaları ile meşhurdur.

XVI. yüzyılın ünlü astronomu Copernicus’un sinüs terimini kullanmamasına rağmen sinüs, kosinüs, tanjant ve kotanjanttan söz ettiği bilinmektedir. Takiyüddin ise bunların tanımlarını vermiş, kanıtlamalarını yapmış, ayrıca birer derecelik aralıklarla 1°’den 90°’ye kadar hesaplanmış sinüs ve tanjant tabloları hazırlamıştır. Aritmetik alanında kendine özgü pratik bir rakamlama sistemi geliştirerek altmışlı kesirlerin yerine ondalık kesirleri kullanmaya başlamış, böylece ondalık kesirlerin Batı’da bunu ilk kullanan Simon Stevin’den (ö. 1620) önce Doğu’da bilindiğini ortaya koymuştur. Ancak onun tam sayılarla ondalık kesirleri bir birinden ayırmak için kesir simgesi (,) kullanmadığı ve ondalık kesir hânelerini sözel biçimde ifade ettiği görülmektedir.

Takiyüddin, bu arada cebir konularına da girmiş ve ikinci dereceden denklemleri aritmetik yoluyla çözmüştür. Takiyyüddin optik alanında da büyük başarı göstermiş ve İslâm dünyasında yaklaşık sekiz yüzyıl önce başlatılmış olan optik çalışmalarının sonucunda ulaşılan argüman ve problemleri nedensel ve matematiksel bağlamda tekrar değerlendirip yeni yaptığı deneylerle desteklemiştir.

Takiyüddin’in yazdığı ilk defa ışığın küresel yayılımını anlattığı, yine ilk defa Batı’da bilinmesinden önce adını vermeden teleskoptan söz ettiği ve yaptığı bir aleti, “uzakta bulunmaları sebebiyle görülemeyen şeyleri göstere bilen bir billûr (mercek)” şeklinde tanımladığı yazdığı optik kitabından öğrenilmektedir.

Takiyüddin, mekanik saatler, kaldıraçlar ile göllerden, ırmaklardan, kuyulardan su çekmekte kullanılan büyük ölçüde El Cezeri’nin aletlerine benzeyen çeşitli araç gereçler tasarlamış ve bunları bir eserinde ayrıntılarıyla açıklamıştır.

Takiyüddin’e ait el yazmalarının bir kısmı Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nde bulunmaktadır. Enstitü’nün UNESCO ile (Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Organizasyonu) birlikte yürüttüğü “Memory of the World” projesi çerçevesinde, Takiyyüddin’e ait el yazmalarının da içinde bulunduğu 821 Türkçe, 414 Arapça ve 102 Farsça, toplam 1337 eser mikrofilmleri çekilerek CD-Rom üzerinde kataloglanmaktadır. Takiyüddin’in diğer eserleri başka kütüphanelerin raflarındadır.

Eserlerinde isim zinciri Ebû Bekir Takiyyüddin Muhammed b. Zeynüddin Ma’rûf b. Ahmed er-Râsıd ed-Dımaşki şeklindedir.

Takiyüddin, ekliptik ile ekvator arasındaki 23° 27’lik açıyı, 1 dakika 40 saniye farkla 23° 28′ 40″ şeklinde bularak o tarihte ilk kez gerçeğe en yakın ve doğru dereceyi hesaplamıştır.

Takiyüddin, 18 Şubat 1585 yılında İstanbul’da 59 yaşında ölmüştür.

Eserleri :

1. Sidretü müntehe’l-efkâr fî melekûti’l-feleki’d-devvâr (ez-Zîcü’ş-şehinşâhî). Uluğ Bey zîcinin eksiklerini tamamlamak ve yanlışlarını düzeltmek amacıyla yazılan eserde Galata Kulesi ile müellifin rasathânede gerçekleştirdiği gözlemler ve yaptığı aletler hakkında da bilgi verilir.

2. Reyhânetü’r-rûh fî resmi’s-sâʿat ʿalâ müsteve’s-sütûh. Güneş saatlerine dair olan ve Ömer b. Muhammed el-Fâriskûrî (ö. 1018 / 1610) tarafından Nefhu’l-füyûh bi-şerhi Reyhâneti’r-rûh adıyla şerhedilen eseri adı bilinmeyen bir müellif XVII. yüzyılın başlarında Türkçe’ye çevirmiştir.

3. Cerîdetü’d-dürer ve harîdetü’l-fiker. İlk defa ondalık kesirlere dayanarak hazırlanmış tabloları içeren küçük bir zîc olup bugün de kullanıla bilecek niteliktedir. Remzi Demir eseri doktora tezinde incelemiş (1991 A.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü), daha sonra bu çalışmasını zîcin Türkçe tercümesiyle birlikte neşretmiştir (Takiyyüddîn’de Matematik ve Astronomi, Ankara 2000).

4. ed-Dürrü (el-ʿİkdü)’n-nazîm fî reshîli’t-takvîm. Uluğ Bey zîcinden takvim çıkarma yöntemlerini göstermektedir.

5. Deḳāʾiku ihtilâfi’l-ufkayn (Risâle fi’l-ihtilâf beyne’l-muvakkıtîn bi-mahrûseti’l Kāhire fî żabti kavseyi’n-nehâr ve’l-leyl ve dâʾireti’l-fecri ve’ş-şafak).

6. es-Simârü’l-yâniʿa min kurûfi’l-âleti’l-câmiʿa. İbnü’ş-Şâtır’ın küresel (sferik) usturlabının kullanımına dair el-Eşiʿatü’l-lâmiʿa fi’l-ʿamel bi’l-âleti’l-câmiʿa adlı eseri üzerine bir ta‘liktir.

7. ed-Düstûrü’r-racîh li-kavâʿidi’t-tastîh. Hoca Sâdeddin Efendi’ye ithaf edilen eser kürelerin düzlem haline getirilmesi hakkındadır.

8. Âlât-ı Raşadiyye li-Zîci’ş-şehinşâhiyye. İstanbul Rasathânesi’ndeki aletlerin nasıl kullanılacağını anlatan ve şekillerini ihtiva eden bir çalışmadır. Eser Sevim Tekeli tarafından yayımlanmıştır (“Meçhul Bir Yazarın İstanbul Rasathanesinin Tasvirini Veren ‘Âlât-ı Rasadiye Li Zic-i Şehinşahiye’ Adlı Makalesi”, Araştırma, I (Ankara 1963, s. 71 & 122).

9. Fevâʾid fi’stihrâci mıntıkati’l-kürreti ve maʿrifeti’l-ceyb.

10. el-Mizveletü’ş-şimâliyye bi-fażli dâʿiri ufuki Kostantîniyye.

11. Risâle fi’l-ʿamel bi-rubʿi’d-düstûr. Müellif bu eserine şerh yazmıştır.

12. Risâle fî maʿrifeti’l-ufki’l-hadîs.

13. Risâle fî evkāti’l-ibâdât.

14. el-Kevâkibü’d-dürriyye fî vażʿi’l-benkâmâti’d-devriyye. Mekanik saatlerin yapımına dair önemli bir çalışmadır (Arapça metin, Türkçe ve İngilizce trc. Sevim Tekeli, 16’ıncı Asırda Osmanlı’larda Saat ve Takîyüddîn’in “Mekanik Saat Konstrüksüyonuna Dair En Parlak Yıldızlar” Adlı Eseri, Ankara 1966 ; nşr. Ahmed Yûsuf el-Hasan, Halep 1976).

15. et-Turuku’s-seniyye fi’l-âlâti’r-rûhâniyye. Saatler, kaldıraçlar, pompa ve tulumba gibi aletler hakkında olan bu eser önce Ahmed Yûsuf el-Hasan tarafından neşredilmiş (Takiyyüddîn ve’l-hendesetü’l-mîkânîkiyyeti’l-ʿArabiyye : Maʿa Kitâbi’t Turuki’s-seniyye fi’l-âlâti’r-rûhâniyye, Halep 1976), daha sonra Münâ Sancaktar Şa‘rânî eseri geniş birer incelemeyle birlikte tıpkıbasım halinde yayımlamıştır (Dirâse tahlîliyye li-mahtûti’t-Turukı’s-seniyye fi’l-âlâti’r-rûhâniyye, Küveyt 2000).

16. Nevru hadîkati’l-ebsâr ve nûru hakīkati’l-enzâr. İbnü’l-Heysem ve Kemâleddin el-Fârisî’nin çalışmalarını açıklamak ve geliştirmek amacıyla kaleme alınmış bir optik kitabıdır. Müellifin Kazasker Molla Abdülkerim Çelebi’ye ithaf ettiği eser üzerine Hüseyin Gazi Topdemir doktora çalışması yapmış ve metni Türkçe tercümesiyle birlikte yayımlamıştır (Takîyüddîn’in Optik Kitabı, Ankara 1999).

17. Buġyetü’t-tullâb min ʿilmi’l-hisâb. Osmanlılar’da kullanılan hesâbı Hindî ve hesâb-ı sittînî üzerinedir ; eserde ondalık kesirlere de yer verilmiştir.

18. Kitâbü’n-Nisebi’l-müteşâkile fi’l-cebr ve’l-mukābele.

19. Risâle fî ʿameli’l-mîzâni’t-tabîʿî ellezî yuʿlemu bihî mâ fi’l-cismi’l-mürekkeb min maʿdeneyn muhtelifeyn. Arch, medes terazisi hakkındadır.

20. el-Meṣâbihu’l-muzhire fî ʿilmi’l-bezdere. Av kuşları ile bunların terbiye ve tedavisinden bahseder.

21. Şerhu’l-ebyâti’t-tisʿ fi’stihrâci’t-tevârîhi’l-meşhûre. Müellifin hicrî tarihle diğer tarihlerin bir birinden nasıl çıkarılacağına dair daha önce yazdığı dokuz beytin şerhidir.

22. Tercümânü’l-etıbbâʾ ve lisânü’l-elibbâʾ (eserlerinin yazma nüshaları için bk. İhsanoğlu ve diğer., Osmanlı Astronomi Literatürü, I, 202 & 217 ; Osmanlı Matematik Literatürü Tarihi, I, 84 & 87 ; Osmanlı Tabii ve Tatbiki Bilimler, I, 40 & 44 ; Şeşen, Fihrisü Mahtûtât, s. 153

Bir yanıt bırakın, or Geri İzleme kendi sitenizden.

Yorumuzu Yazın

Giriş yapmanız gereklidir giriş yap Yorum yazmak için.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here