sohbet odaları

Şevket Dağ Kimdir ?

Doğum tarihi : ?? ?? 1876
Ölüm tarihi : 23 Mayıs 1944
Kaç yaşında öldü : 68
Meslek : Ressam
Doğum yeri : İstanbul
Ölüm yeri : İstanbul

Şevket Dağ, Türk resim sanatında asker ressamlar kuşağının yetiştirdiği ilk sivil ressamlarımız arasındadır. Sanatçı, yetişme ve sanat ortamının yetersizliğine rağmen kendine özgü bir resim üslubu oluşturmayı başaran Türk resim sanatının duayenlerindendir.

Şevket Dağ, 1876 yılında İstanbul’da Küçük Mustafa Paşa Mahallesi’nde doğmuştur. Babası, deniz yüzbaşısı Çerkez İsmail idi. İlköğrenimini Hacı Ferhat Okulu’nda, orta öğrenimini ise Dar-ül Muallimin’de (öğretmen okulunda) tamamlayan Şevket Dağ, 1893 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi’ne girdi ve 1897 yılında Osman Hamdi Bey, İtalyan ressam Salvatore Valeri’nin ve Alexandre Vallaury’nin öğrencisi olarak mezun oldu.

1902 yılında Efkaf’ta memur olarak meslek yaşamına başladı, kısa bir süre sonra istifa ederek 1902 yılında Mahmudiye Rüştiyesi’ne resim öğretmeni olarak atanan Şevket Dağ, bu resim öğretmeni görevini sırasıyla Galata, Nişantaşı, Aksaray, Feriköy, Koca Reşit Paşa ve Kadıköy Numune Okulları ile Vefa, Nişantaşı ve Galatasaray Lisesi’nde 23 yıl sürdürmüştür.

1903 yılındaki üçüncü İstanbul Salonu Sergisi’nde Şeker Ahmet Paşa, Osman Hamdi Bey, Hoca Ali Rıza, Ahmet Ziya Akbulut ve ressam Halil Paşa’nın resimleri ile beraber sergiye katıldı.

Galatasaray Lisesi’nde Türk resim sanatının ünlü ressamlarından Fikret Mualla Saygı’ya hocalık yaptı. Daha sonra Dar-ül Muallimin’de (İstanbul Öğretmen Okulu) resim öğretmenliği yaparken Malik Aksel’in de öğretmeni oldu.

1909 yılında Mehmet Ruhi Arel’in evinde toplanarak kurulan “Osmanlı Ressamlar Cemiyeti” kurucuları arasında yer alan Şevket Dağ, 1919 yılında Hikmet Onat ve İbrahim Çallı’yla beraber “Türk Ressamlar Cemiyeti”ni kurdu.
Ayasofya

“Türk Ressamı” olarak pek çok ülkenin de takdirini alan ressamın en ünlü resimlerinden biri, Japonya Büyükelçisi tarafından satın alınarak Tokyo Müzesi’ne gönderilmiştir. Ayrıca 1909’da Münih Sergisi’nde altın madalya kazanmış ve Paris’te “Salon des Artistes Français”de üç tablosu sergilenmiştir. Şevket Dağ’ın “Ayasofya” isimli bir çalışması, 2 milyon 150 bin liralık rekor bir fiyata alıcı bulmuştur.

Türk resminde enteriyör (iç mekan) çalışmalarının öncülerinden olan Şevket Dağ, pek çok camii görüntüsü tasvir etmiştir. Bu eserleri arasında Ayasofya’dan yaptığı görüntülerle ön plana çıkmıştır. Ayasofya’yı çeşitli açılarından ele alan sanatçı, ışık gölgenin mekanda oluşturduğu karşıtlığı ustaca kullanmıştır.
Türbe Kapısı

1916 yılındaki ilk Galatasaray sergisi onun öncülüğüyle gerçekleştirildi. Daha sonraki Galatasaray’da ve Ankara’daki sergilerde de bu öncülüğe devam etti. Bu sergilerin açılış konuşmalarını yaptı.

1916 yılında başlayan ve her sene açılan “Galatasaray Sergileri” ve 1939 yılında açılan “Devlet Resim ve Heykel Sergisi”ne iç mekan çalışmalarıyla katılan sanatçı, Cumhuriyet sonrası Türk Resminde yaşanan modernleşme hareketlerini önceleri eleştirmiş, fakat zamanla 1920’lerden sonra bu alanda çalışmalar yapan Empresyonist (İzlenimci) sanatçılar, Feyhaman Duran, Hikmet Onat, İbrahim Çallı ve Sami Yetik ile birlikte çalışarak modern çizgide eserler de üretmiştir.

Osmanlı & İslam milliyetçiliğine yakın duran sanatçı, camii, türbe, han, çarşı, kapı gibi tarihi, dini ve mimarî yapıları içten ve dıştan resimlemekle birlikte sokakları, diğer yapıları da konu alan primitifler geleneğine yorum getiren resimler yaptı. Şevket Dağ sanat yaşamı boyunca pek çok peyzaj ve natürmort temalı yapıtlar üretmiş sanatının en karakteristik yanını ise iç mekân temalı eserleri oluşturmuştur.
Harem Dairesi 1917 (İstanbul Resim Heykel Müzesi)

Şevket Dağ’ın çalışmaları uluslararası alanda da ilgi görmüş, 1904 Atina, 1909 Münih, 1910 Sofya ve Brüksel, 1933 Paris, 1939 New York, bu arada Moskova’da da eserleri sergilendi, madalyalar ve ödüller aldı.

Şevket Dağ’ın imzası resimlerini yaparken kullandığı palet gibi, eski harfler döneminde imzasını palet biçiminde atardı. Tablolarının genellikle baş tarafında, küçük bir palet işareti bulunur.

Ressamlığının haricinde tek hobisi saat kolleksiyonu yapmaktı. Evindeki saatlerin adedi 100’e yakındı. Her çeşit saati ustalıkla tamir ederdi.

Yemek yemeğe düşkün olan Şevket Dağ mütareke yıllarında 112 kiloya çıktı, ancak asıl özelliği sigara ve alkolden uzak durmasıydı. 68 yıllık yaşamında ağzına bir gram alkol almamış, tek sigara içmemişti. Rumelihisarı’ndaki yalı evine daima vapurla dönerdi. Bir gün yanında sigara içen ve bol dumanlarını üstadın üstüne doğru üfleyen bir yolcunun ağzından sigarasını alarak yere atmış ve çiğnemişti.

Soyadı kanunu çıkması ile, babasının Dağıstan’lı olmasından dolayı “Dağ” soyadını aldı.

Sanat yaşamının olgunluk döneminde Atatürk’ün de beğenisini kazanan Şevket Dağ onun teşvikiyle TBMM 5. dönem 01 Mart 1935 & 27 Ocak 1939 tarihleri arasında Konya milletvekili olarak siyaset yaşamına başlamış, daha sonra İsmet İnönü’nün desteğiyle 6. ve 7. dönem Siirt milletvekili seçilmiştir.

Son İran Şahı Muhammed Rıza Şah Pehlevi’nin babası Rıza Pehlevi, 1934 yılında Atatürk’ün konuğu olarak Türkiye’ye geldiğinde, İstanbul’da tarihi eserleri ziyaret etti. Bu arada Şevket Dağ’ın bir Yeni Camii tablosunu gördü. Tahran’daki Gülistan Sarayı için satın aldı.

İkinci Dünya Savaşı’nın başladığı sırada 1939 yılında Almanya’nın Ankara Büyükelçisi olan Franz von Papen, Şevket Dağ’ın evine gelerek seçtiği bir camii tablosunu satın aldı ve Berlin’e gönderdi.

Dönemin sanat ortamı içerisinde yerel konuları tuvaline yansıtan Şevket Dağ, kendine özgü bir üslup yaparak unutulmaz eserler bırakmıştır.

Şevket Dağ, 23 Mayıs 1944 yılında İstanbul’da 68 yaşında ölmüştür.

Bir yanıt bırakın, or Geri İzleme kendi sitenizden.

Yorumuzu Yazın

Giriş yapmanız gereklidir giriş yap Yorum yazmak için.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here