sohbet odaları

USÛL-İ FIKIH

Usûl metod, yöntem, kâide, asıllar ve kökler gibi anlamlara gelmektedir. Usûl-i fıkıh ise, özel bir ilmin adı olup, müçtehidin dinî amelî hükümleri tafsîlî delillerden çıkarabilmesine yarayan kuralların tümünü ifade eder. Türkçe’de buna fıkıh usulü, İslâm hukuk metodolojisi de denilmektedir.

Fıkıh usulü ilmi, Hicrî ikinci asrın sonlarında ortaya çıkmış olup, delillerden hüküm çıkarma metodunu, delillerin hüccet olma bakımından derece ve durumlarını inceler. Delilleri tertib edip, kimlerin şer’î hükümlere muhatap olduğunu, kimlerin hüküm çıkarma ehliyetine sahip olduğunu açıklar. Kısaca fakihin doğru yoldan sapmaması için hüküm çıkarırken bağlı kalması gereken metodla ilgili bütün hususlar fıkıh usulünün konusuna dahildir.

Fıkıh usulü eserlerinin kaleme alınışı konusunda, mütekellimîn metodu ve Hanefîyye metodu olmak üzere iki ayrı metod ortaya çıkmıştır. Mütekellimîn metoduna göre yapılan çalışmalar tamamen nazarîdir. Bu metodu benimseyen usulcüler, bir mezhebi dikkate almaksızın kaideleri ortaya koymaya çalışırlar. Bu kaideleri belirlerken, çıkacak neticenin kendi mezheplerinin görüşüne uyup uymadığına bakmazlar. Bu metoda Şafiiyye metodu adı da verilmektedir. Hanefîyye metodu ise, usulcüler, mezhep imamlarından nakledilen fıkhî çözümlere dayanarak, mezhep imamlarının içtihat ederken ve fıkhî meselelerin hükmünü verirken takip ettikleri usul kurallarını tespit etmeye çalışmışlardır. Hanefî mezhebi imamları fıkıh usulünü tedvin etmedikleri için, daha sonra gelenler bu metodla imamlarının usulünü belirlemeye çalışmışlardır. Her iki metodla eserler yazıldıktan sonra, bu iki metodu birleştiren eserler de yazılmıştır. Bu kitaplarda önce usul mücerret olarak ele alınmakta, sonra onun tatbikine geçilerek Hanefîlerin yolundan gidilmektedir. (İ.P.)

Bir yanıt bırakın, or Geri İzleme kendi sitenizden.

Yorumuzu Yazın

Giriş yapmanız gereklidir giriş yap Yorum yazmak için.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here