sohbet odaları

ÜLÜ’L-ELBÂB

Ülû sahip demektir. Elbâb, lübb kelimesinin çoğuludur. Lüb, bir şeyin özü, halisi, içi, şâibelerden arınmış, zekî, keskin akıl anlamlarına gelir. Her lüb akıldır, her akıl lüb değildir. Ülü’l-elbâb, çok akıllı olanlara denir. Bu tabir Kur’ân’da 16 defa geçmiştir. Akıl sahiplerine seslenilerek Allah’a karşı gelmekten sakınılması emredilmiş (Bakara, 2/197); ancak akıl sahiplerinin gerçekleri anlayabileceği (Bakara, 2/269, Âl-i İmrân, 3/7), öğüt alacağı (Ra’d, 13/19; Zümer, 39/9) ve Kur’ân’ın, akıl sahipleri öğüt alsın diye gönderildiği (İbrâhim, 14/52; Sâd, 38/29) bildirilmiştir.

Akıl sahipleri, Kur’ân’da övülmüş ve müjdelenen insanlar arasında sayılmıştır: “?Kullarımı müjdele. Onlar ki sözü dinlerler ve sözün en güzeline uyarlar. İşte bunlar Allah’ın kendilerini doğru yola ilettiği kimselerdir. Ve onlar ancak akıl sahibi olanlardır.” (Zümer, 39/17-18; Ra’d, 13/20-22) âyetlerinde akıllı kimseler, şöyle tanıtılmıştır: Akıl sâhipleri Allah’ın ahdini (îmân sözünü) yerine getiren ve mîsakı bozmayan, akrabalarıyla ilişkisini sürdüren, Allah’a karşı saygılı olan, hesabın kötüsünden korkan, Allah için sabırlı olan, namazını kılan, gizli ve âşikâr Allah yolunda infâk eden ve kötülüğü iyilikle savan kimselerdir. Bunlar cennetlere gireceklerdir.

Anlaşılan o ki, ülü’l-elbâb, aklını çalıştırıp gerçeklere kulak veren, Allah ve Peygamberin emir ve yasaklarına uyan kimselerdir. (İ.K.)

Bir yanıt bırakın, or Geri İzleme kendi sitenizden.

Yorumuzu Yazın

Giriş yapmanız gereklidir giriş yap Yorum yazmak için.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here