sohbet odaları

TEŞYÎ’

Cenâzeye karşı yapılan görevlerden birisi olan teşyî’, cenazenin yıkanıp kefenlenmesinden sonra, tabuta konulup musallâya ve cenaze namazından sonra da kabristana taşınmasına denir. Cenazenin yıkanıp kefenlenmesi ve cenaze namazının kılınması farz-ı kifaye olduğu gibi, bundan sonra kabre kadar taşıyarak defn edilmesi de farz-ı kifayedir. Hz. Peygamber Müslümanın Müslüman üzerindeki haklarını sayarken, bu haklar arasında cenazede hazır bulunmayı ve kabre kadar takip etmeyi de saymıştır (Tâc, V/16). Cenazenin dört tarafından kırk adım taşınması sünnettir. Önce sağ ön tarafından, sonra sağ arkasından, daha sonra da sol ön ve arkasından taşınır. Cenazenin koşar adımla olmaksızın, hızlı bir şekilde defnedileceği yere taşınması uygundur. Cenazeyi kabre götürenlerin bu esnada ölümü, âhireti düşünüp, Allah’ı zikretmeleri, dünya ile alakalı şeyler konuşmamaları İslâm adâbındandır.

Cenaze merasimlerinin ölen bir Müslümana yapılması gereken son bir vazife olması yanında, yaşayanlara yönelik ölümü hatırlatmak, âhireti düşünerek ibret almak gibi amaçları vardır. Bu nedenle cenaze törenlerinde bağırıp çağırmak, yüksek sesle ağlamak, ölen kişileri alkışlamak, slogan atmak, ıslık, zılgıt, tezahürat yapmak caiz değildir. Bunlar dinimizin aslında bulunmayan bid’atlar; özden sapma tezahürleridir. İslâm âlimleri, değil bu gibi taşkınlıkları, cenaze merasimlerinde yüksek sesle tekbir getirmeyi bile hoş karşılamamışlar, mekruh kabul etmişlerdir. Bu itibarla cenaze merasiminde hazır bulunanların sükûnet ve vakarla cenazeyi takip etmeleri gereklidir. Bu ölen kimseye gösterilecek saygının da bir gereğidir. (İ.P.)

Bir yanıt bırakın, or Geri İzleme kendi sitenizden.

Yorumuzu Yazın

Giriş yapmanız gereklidir giriş yap Yorum yazmak için.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here