sohbet odaları

VATAN

Sözlükte “vatan” kökü, bir yerde ikâmet etmek, vatan kelimesi ise, insanın ikâmet ettiği yer demektir. Hanefî bilginlere göre vatan; vatan-ı aslî, vatan-ı ikâme ve vatan-ı süknâ olmak üzere üç çeşittir. Vatan-ı aslî: Bir insanın doğup büyüdüğü yer veya çalışıp geçimini sağladığı, ev alıp çoluk çocuğu ile yerleştiği ve sürekli kalmaya niyet ettiği yerdir. Vatan-ı aslî, sadece başka bir yeri vatan-ı aslî edinmekle değişir. İnsan başka bir yere göç edip eşini ve çocuklarını buraya naklederek yerleşirse, burası vatan-ı aslî olur. Önceki vatanı, vatan-ı aslî olmaktan çıkar. Daha sonra buraya misafir olarak gelirse, dört rekatlı farz namazlarını iki rekat olarak kılar. Peygamberimiz (a.s.) ve arkadaşları vatan-ı aslîleri olan Mekke’yi terk edip Medine’ye yerleştiler ve Medine “vatan-ı aslî”leri oldu. Daha sonra Mekke’ye gittiklerinde 4 rekatlı farz namazları iki rekat olarak kıldılar. Peygamberimiz (a.s.), Mekkelilerle namazı kıldıkları zaman, “Ey Mekke halkı! Siz namazınızı tam kılın, çünkü biz misafir bir cemaatiz.” demiştir (Beyhakî, Salat, III, 135-136; Malik, Kasru’s-Salâti, 6).

Vatan-ı aslî, bir veya birden fazla olabilir. Bir insanın iki veya daha fazla yerde evi ve eşi olsa ve eşini buradan bir başka yere nakletmeye niyeti de yoksa – buralardaki evlerine yılda bir defa gitse bile yine- bu yerler o kimsenin vatan-ı aslîsidir. Buralara gittiği zaman mukim olur ve namazlarını tam kılar.

Bir insanın iki yerde, meselâ, Ankara ve İstanbul’da evi ve eşi bulunsa sonra İstanbul’daki eşini Ankara’ya getirse ve İstanbul’daki evi dursa, aynı zamanda burada gelir getiren (dükkan, tarla, bahçe vb.) akarı olsa, İstanbul’un vatan-ı aslî olup olmadığı konusunda iki görüş vardır. Bir görüşe göre İstanbul, vatan-ı aslî olarak kalır. Çünkü vatan-ı aslî evlenme ve ev edinmekle olur. Bunlardan birinin yok olması ile orası vatan-ı asli olmaktan çıkmaz. Diğer görüşe göre İstanbul vatan-ı aslî olmaktan çıkar. Çünkü vatan-ı aslî mal-mülk ile değil, eşiyle birlikte bir yere yerleşmekle olur.

“Vatan-ı aslî”; “vatan-ı ikâme” ve “vatan-ı sükna” ile değişmez. Çünkü her ikisi de “vatan-ı aslî”nin dûnundadır. Vatan-ı aslî, sefer niyeti ve yolculukla da değişmez.

Vatan-ı ikâme: Bir insanın ikâmete elverişli bir yerde 15 gün ve daha fazla kalmaya niyet ettiği yerdir. Vatan-ı ikâme; vatan-ı aslî, vatan-ı ikâme ve sefer ile değişir, fakat vatan-ı süknâ ile değişmez. Vatan-ı ikâmede yaşayan insanlar mukim sayılır.

Vatan-ı sükna: Bir insanın vatan-ı aslîsinin dışında 15 günden az kalmak üzere gittiği yerdir. Vatan-ı sükna; vatan-ı aslî, vatan-ı ikâme, vatan-ı sükna ve sefer ile değişir. Vatan-ı süknada yaşayanlar misafir sayılır. (İ.K.)

Bir yanıt bırakın, or Geri İzleme kendi sitenizden.

Yorumuzu Yazın

Giriş yapmanız gereklidir giriş yap Yorum yazmak için.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here