sohbet odaları

Hazreti Ömer (R.A.) Kimdir ?

Doğum tarihi : ?? ?? 0584
Ölüm tarihi : 03 Kasım 0644
Kaç yaşında öldü : 60
Meslek : İkinci İSLAM halifesi
Doğum yeri : Mekke, Suudi Arabistan
Ölüm yeri : Medine, Suudi Arabistan

İslam Devleti’nin Hazreti Ebu Bekir (R.A.)’dan sonraki Başkanı ve 2. Halifesi. Hazreti Ömer (R.A.), 584 tarihinde Mekke, Suudi Arabistan’da doğmuştur. Babası Hattab bin Hufeyl, annesi Ebu Cehil’in kardeşi ve amcasının kızı olan Fatıma bin Haşam’dır. Hazreti Ömer (R.A.) çocukIuğundan itibaren deve çobanIığı yaρmaya başladı. Hazreti Ömer (R.A.) : “Babam çok acımasızdı. Develeri güderken dinIenmek iςin işi bıraktığımda beni döverdi.” demiştir. Hazreti Ömer (R.A.) küçük yaşta okuma yazma öğrendi. İsIam öncesi dönemde okur yazarIık nadiren vardı.

Hazreti Ömer (R.A.) ergenlik döneminde ata binme, dövüş sporları ve güreş öğrendi. Hazreti Ömer (R.A.), iyi bir hatip olduğundan babasının yanında kabileler arası anlaşmazlıklarda hakemlik yaptı. Tüccarlık yaparken Roma ve Pers şehirlerine gitti ve buradaki düşünürlerle tanışma imkanı bulmuş oldu. Hazreti Ömer (R.A.) Mekke müşriklerince Hazreti Muhammed (S.A.V.)’i öldürmek üzere görevlendirilmiş, yolda bu niyetini anlayan bir sahabe Nuaym b. Abdullah ile karşılaştı.

Nuaym, Hazreti Ömer (R.A.)’un ne yapmak istediğini öğrenince ona, kız kardeşi ve eniştesinin yeni dine girmiş olduğunu söyledi ve önce kendi ailesi ile uğraşması gerektiğini bildirdi. Bunu öğrenen Hazreti Ömer (R.A.) öfkeyle eniştesinin evine yöneldi. Kapıya geldiğinde içerde Kur’an-Kerim okunmaktaydı. Kapıyı çalınca, içeridekiler okumayı kesip, Kur’an-Kerim sayfalarını sakladılar. İçeri giren Hazreti Ömer (R.A.) eniştesini dövmeye başlamış, araya giren kız kardeşinin aldığı darbeden dolayı burnu kanamıştı.

Kız kardeşinin ona, ne yaparsa yapsın dinlerinden dönmeyeceklerini söyleyerek kararlılığını bildirmesi üzerine, ona karşı merhamet duyguları kabarmaya başlamış ve okudukları şeyleri görmek istediğini söylemişti. Kendisine verilen sahifelerden Kur’an-Kerim ayetlerini okuyan Hazreti Ömer (R.A.), “Göklerde ve yerde ne varsa ALLAH’ı tesbih etmektedir…” diye başlayan Kur’an-Kerim ayetlerinden (Taha ve Hadid surelerinin ilk ayetleri) etkilenerek Müslüman olmuştur. Müslüman olduktan sonra müşriklere karşı çok sert davranmış ve dinini her ortamda, kimseden çekinmeden herkese meydan okuyarak savunmuştur.

Hazreti Ömer (R.A.) birkaç defa evlendi. Bu evliliklerinden çocukları da oldu. Hazreti Ebu Bekir (R.A.)’un yaklaşık iki yıllık süren halifeliği hastalanıp vefat etmesiyle son bulmuştur. Hazreti Ebu Bekir (R.A.), son günlerinde ashabın görüşlerini alarak yerine Halife olarak Hazreti Ömer (R.A.)’a tavsiye etmiştir ahitnameyi Hazreti Ömer (R.A.)’a yazdırmıştır. Hazreti Ömer (R.A.) döneminde Bizans ile yapılan Yarmuk, Halep, Ecnadin, Demirköprü, Dathin, Firaz ve Qarteen muharebeleri ile Mısır, Suriye, Lübnan ve Filistin ; Sasaniler ile yapılan Köprü, Nihavend, Kadisiye muharebeleri ile de Irak’ın tamamı ve İran’ın büyük bir kısmı feth edildi.

Hazreti Ömer (R.A.) döneminde hilafet içerden güçlendi. Ömer adaletli bir hükümdardı, devlet memurları ve valileri her zaman kontrol ederdi. Beytülmal’ı müslümanlar arasında en iyi şekilde bölüştürmüştür. Kendisi çok fakirdi, aylık geliri sadece 16-20 dirhemdi. Pahalı, lüks elbiseler giymekten kaçınır, evinin yevmiye masrafı on dirhemi geçmezdi. Diğer insanlar gibi gerektiğinde alelade işlerle uğraşmaktan çekinmezdi. Tanımayan kimse onun müslümanların halifesi olduğunu asla anlayamazdı. Çünkü çoğu zaman giydiği elbise yamalarla doluydu.

Hazreti Ömer (R.A.) güçlü bir hitabet kudretine sahip şiire de ilgi duyan ve şiir zevki olan sahabilerden birisidir. İyi ata biner ve güreş tutardı. O, her sene haccetmeyi asla ihmal etmemiştir. Onun zamanında ülke, yönetim birimlerine ayrıldı. Valiler ve Halifeye bağlı olarak kadılar atandı. İlk kez adalet işlerinde kadıların görevlendirilmesiyle, yönetim ve adalet işleri birbirinden ayrıldı. Hicri takvimin uygulamaya konulması, devletin önemli sorunlarının görüşüldüğü bir meclisin ve devlet hazinesinin oluşturulması yine bu yıllarda gerçekleşti.

Hazreti Ömer (R.A.) geçimini ticaretle temin ederdi. Bunun yanında Hazreti Muhammed (S.A.V.)’in Medine’de ona bazı tarlalar verdiği de bilinmektedir. Hayberin fethini müteakip burada ele geçirilen araziler, savaşa katılanlar arasında taksim edilmişti. Ancak, Hazreti Ömer (R.A.) kendi payına düşen araziyi vakfetmiş ve bir vakıf şartnamesi de düzenlemişti bu arazi satılamaz, hibe edilemez ve miras yolu ile sahip olunamaz geliri fakirlere, akrabaya, kölelere ALLAH yolunda, yolcu ve misafirlere harcanacaktır. Vakfı yöneten kişinin ölçülü olarak yemesinde ve yedirmesinde bir sakınca yoktur.

İslam’da ilk vakıf olayı budur. Hazreti Ömer (R.A.) zamanında ilk defa nüfus sayımı yapıldı. Çocuklara maaş verildi. Satıcıların, esnafın, tüccârların müşterileri aldatmalarına mâni olmak için hisbe denilen belediye teşkilâtını kurdu. O’nun zamanında posta teşkilâtı geliştirildi. Geceleri bekçi koyup asayişin teminini ilk defa Hazreti Ömer (R.A.) tatbik etti. Mısır’dan Medine’ye deniz yoluyla ilk defa gıda maddeleri O’nun zamanında geldi. Akrabasından hiç kimseye devlet hizmetinde görev vermemiştir. Kızı Hazreti Hafsa (R.A.) (d. 606), Hazreti Muhammed (S.A.V.)’in zevcelerinden biri idi.

Kızı Hazreti Hafsa (R.A.)’nun ilk kocası Huneys b. Huzafe el-Ensari’nin, hicri 3. yılda Uhud Savaşı’nda ölmesi üzerine dul kalmıştır, daha sonra Hazreti Muhammed (S.A.V.) ile evlendi. Abdullah, Hafsa, Zeyd, Asım, Ubeydullah, Az-Zubayr ibn Bakkar, Fatıma, Zeynep, İyad, Abdurrahman, Ruqayyah, Abdurrahman, Abdurrahman el-Asğar adlarında çocukları vardı. Hazreti Ömer (R.A.) İslam öncesi döneminde ; önce Kureyş’in Cumahoğulları’ndan, Osman b. Maz’un’un kız kardeşi Zeynep bint-i Maz’un ile evlenmişti. Bu hanımdan üç çocuğu oldu : Abdullah, Hafsa ve Abdurrahman.

Daha sonra Hazreti Ömer (R.A.) yine Mekke’de İslam öncesi dönemde, Huzaa kabilesinden Cervel kızı Müleyke / Melike ile de evlenmişti. Bu kadın Ümmü Gülsüm olarak da bilinir. Melike, oğlu Übeydullah’ın annesiydi. Hazreti Ömer (R.A.) hicret edince bu müşrik hanım Mekke’de kaldı. Hazreti Ömer (R.A.) hicreti altıncı yılına, Mümtehine suresinin onuncu ayetinin inmesine kadar onunla evli kaldı. Hanımı Mekke’de o Medine’de olmasına rağmen, evlilik altı yıl devam etmişti. Mümtehine suresinin onuncu ayeti, Müslüman erkeklerin müşrik kadınlarla evlenemeyeceğini hükme bağlayınca, Hazreti Ömer (R.A.) bu hanımını boşadı ve ondan ayrıldı.

Aynı şekilde İslam öncesi dönemde Mahzumoğulları’ndan, Ebu Ümeyye’nin kızı Kureybe ile de evlenmişti. Hicretle bu müşrik hanımı da Mekke’de kaldı ve Mümtehine suresinin onuncu ayeti, Müslüman erkeklerin müşrik kadınlarla evlenemeyeceğini hükmü neticesinde ondan da boşandı. Daha sonra Hazreti Ömer (R.A.), dayısının kızı Ümmü Hakim’le de evlendi. Bu hanımından da Fatıma adında bir kızı olmuştu. Medine’de, hicretin yedinci yılında, kırk beş yaşındayken ensardan Asım b. Sabit’in genç kız kardeşi Asiye ile evlendi ve adını Cemile olarak değiştirdi.

Oğlu Asım bu kadından doğdu. Sonradan bu hanımı boşamıştı. Hicretin 17. yılında 639 yılında elli beş yaşlarında iken, bu kez Hazreti Ali (RA)’un, Hazreti Fatıma (R.A.)’dan olma kızı Hazreti Ümmü Gülsüm (R.A.)’la (d. 626) 12-13 yaşında iken evlendi. Bundan Zeyd ve Rukiye adlı bir oğlu ve bir kızı olmuştu. Her iki çocuk da fazla yaşamadılar. Hazreti Ömer (R.A.), Yemen’li bir hanım olan Lüheyye / Lihye ile evlenmişti. Bundan Abdurrahman el-Asğar (Küçük Abdurrahman) doğdu. Ayrıca Hazreti Ömer (R.A.), amcaoğlu Zeyd b. Amr’ın kızı Atike ile de evlenmişti.

Atike Medine’de Zübeyir b. Avam tarafından boşanınca, Hazreti Ömer (R.A.) onunla evlenmişti. Hazreti Ömer (R.A.) Medine döneminde Hazreti Ebu Bekir (R.A.)’un kızı Hazreti Ümmü Gülsüm (R.A)’a da talip olmuş, fakat Hazreti Ümmü Gülsüm (R.A.) onu sert mizaçlı bulduğu için onunla evlenmek istememişti. Fıkıh usulünün oluşumu Hazreti Ömer (R.A.) ile başlar Hazreti Muhammed (S.A.V.)’in hadislerinden başka hiç bir şey onun bu içtihadlarının üzerinde değildir Hazreti Ömer (R.A.)’a, hak ile batılı birbirinden ayırt edici anlamına gelen el-Faruk lakabını bizzat Hazreti Muhammed (S.A.V.) vermiştir.

Hazreti Ömer (R.A.), Hadis rivayeti konusunda çok titiz davranmıştır beş yüz otuz dokuz hadis rivayet etmiştir. Miladi 1 Kasım 644 tarihinde kendisinden alınan verginin azaltılmasını isteyen, ancak talebi kabul edilmeyen Fars Ebû Lü’lü tarafından Medine’de sabah namazında hançerle saldırıya uğradı. Saldırgan intihar ederken Hazreti Ömer (R.A.) üç gün sonra vefat etti. Hazreti Ömer (R.A.), 3 Kasım 644 tarihinde Medine, Suudi Arabistan’da 60 yaşında bir suikast sonucunda ölmüştür.

Bir yanıt bırakın, or Geri İzleme kendi sitenizden.

Yorumuzu Yazın

Giriş yapmanız gereklidir giriş yap Yorum yazmak için.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here