sohbet odaları

Hazreti Ebu Bekir (R.A.) Kimdir ?

Doğum tarihi : ?? ?? 0573
Ölüm tarihi : 23 Ağustos 0634
Kaç yaşında öldü : 61
Meslek : İlk İSLAM Halifesi
Doğum yeri : Mekke, Suudi Arabistan
Ölüm yeri : Medine, Suudi Arabistan

Hazreti Muhammed (S.A.V.)’dan sonra İslam devletinin ilk halifesidir. Hazreti Muhammed (S.A.V.) 622 yılında Mekke’den Medine’ye giderken (Hicret) Hazreti Ebu Bekir (R.A.) ona eşlik etmiştir. Hazreti Ebu Bekir (R.A.), 573 yılında Mekke, Suudi Arabistan’da doğmuştur. Babasının adı Ebû Kuhafe Osman bin Amr, ananesinin adı Selma binti Sahr bin Amr bin Ka’b (Ümmü’l Hayr)’dır. Benu Teym’lerin Kureyş kabilesindendir. Müslümanlıktan önceki ismi Abdülkâbe’dir. Müslüman olduktan sonra Hazreti Muhammed (S.A.V.), Hazreti Ebu Bekir (R.A.)’a Abdullah ismini vermiştir.

“Deve yavrusunun babası” manasına gelen Ebû Bekir adıyla meşhur olmuştur. İslâm’dan önce de saygın, dürüst, kişilikli, putlara tapmayan ve evinde put bulundurmayan “hanif” bir tacir olan Hazreti Ebû Bekir (R.A.), ölümüne kadar Hazreti Muhammed (S.A.V.)’den hiç ayrılmamıştır. Bütün servetini, kazancını İslâm için harcamış, kendisi sade bir şekilde yaşamıştır. İçki içmek câhiliye döneminde çok yaygın bir âdet olduğu halde o hiç içmemiştir. Kumaş ve elbise ticaretiyle meşgul olurdu ; sermayesi kırk bin dirhemdi.

Müslüman olduktan sonra Hazreti Ebu Bekir (R.A.), İslâm dâvetçiliğine başlamış, Hazreti Osman b. Affân (R.A.), Zübeyr b. Avvâm, Abdurrahman b. Avf, Sa’d b. Ebî Vakkas ve Talha b. Ubeydullah gibi İslâm’ın yücelmesinde büyük emekleri olan ilk müslümanların bir çoğu İslâm’ı onun dâvetiyle kabul etmişlerdir. Mekke döneminde güçlü kabilelere mensup kişileri İslâm’a kazandırmaya çalıştı, öte yandan müşriklerin işkencelerine maruz kalan güçsüzleri, köleleri korudu ; servetini eziyet edilen köleleri satın alıp azad etmekte kullandı.

Bilâl, Habbab, Lübeyne, Ebû Fukayhe, Amir, Zinnire, Nahdiye, Ümmü Ubeys bunlardandır. Hazreti Ebû Bekir (R.A.), câhiliye döneminde de güzel ahlâkı ile tânınan, sevilen bir kişi idi. Mekke’de “esnak” diye bilinen kan diyeti ve kefalet ödenmesi işlerinin yürütülmesiyle görevliydi. Hazreti Ebû Bekir (R.A.), Hira dağından dönen Hazreti Muhammed (S.A.V.) ile karşılaştığında, Hazreti Muhammed (S.A.V.) ona, “ALLAH’ın elçisi” olduğunu söyleyip “Yaratan Rabbinin adıyla oku” (el-Alâk, 96/1) diye başlayan âyetleri bildirdiği zaman hemen ona : “ALLAH’ın birliğine ve senin O’nun resûlü olduğuna iman ettim” demiştir.

Hazreti Hatice (R.A.)’dan sonra Hazreti Muhammed (S.A.V.)’e ilk iman eden odur. Hazreti Muhammed (S.A.V.) İslâm’ı tebliğinin ilk zamanlarında kiminle konuştuysa en azından bir tereddüt görmüş, ancak Hazreti Ebû Bekir (R.A.) şeksiz ve tereddütsüz bir şekilde kabul etmiştir. Hatta Hazreti Muhammed (S.A.V.), “Bütün insanların imanı bir kefeye, Hazreti Ebû Bekir (R.A.)’un ki bir kefeye konsa, onun imanı ağır basardı” diye lâtif bir benzetme de yapmıştır Hazreti Muhammed (S.A.V.)’in en sadık dostu olan Hazreti Ebu Bekir (R.A.)’un Miraç olayında sergilediği sonsuz bağlılık örneği ona “es-Sıddık” lakabını kazandırmıştır.

O bu olayda “O ne söylüyorsa doğrudur” demiştir. İslam Peygamberi Hazreti Muhammed (S.A.V.) sonrası Müslüman toplumda 632 & 634 yılları arası liderlik ve yöneticilik yapması ve bu sebeple Hazreti Muhammed (S.A.V.)’in halefi olması kendisine ilk halife unvanını kazandırmıştır. Hazreti Ebu Bekir (R.A.), uzun boylu ve beyaz tenliydi. Zayıf bedenli uzun yüzlü ve seyrek sakallı, biraz çukur gözlü, hafif çıkık alınlı ve gür sakallı idi. 622 yılında Hazreti Muhammed (S.A.V.) ile beraber Mekke’den Medine’ye göç (Hicret) etmiştir.

Hazreti Ebu Bekir (RA), Medine’de Mescidi Nebi’nin inşasına katıldı. Hazreti Muhammed (SAV) İslam’ı yaymak ve düşmanlar hakkında bilgi toplamak için seriyye denilen keşif kollarını Medine dışına gönderiyor, bunlara bazen Hazreti Ebu Bekir (RA)’da katılıyordu. Hazreti Muhammed (SAV) ile birlikte bizzat çarpıştığı savaşlarda (Bedir’de, Uhud’da, Hendek’te) Hazreti Ebu Bekir (RA)’da yer aldı. O, Müreysi, Kurayza, Hayber, Mekke, Huneyn, Taif gazvelerinde de bulunmuştu. Hazreti Muhammed (SAV)’in bizzat idare ettiği harplere gazve denir.

Hazreti Ebû Bekir (R.A.), bu sözü geçen büyük savaşlardan başka, otuzdan fazla gazveye katılmıştır. Çarpışma olmaksızın Veddan, Buvat, Bedr-i Ûlâ, Uşeyre gazveleri ile de düşmanlar itaat altına alınmıştır. Bütün bu gazveler de Hazreti Ebu Bekir (R.A.), Hazreti Muhammed (S.A.V.)’in en yakınında yer almış olup onun “veziri” gibi idi. Bedir’de, oğlu Abdurrahman müşrikler safında yer aldığında Hazreti Ebu Bekir (R.A.) oğluyla çarpışmıştır. Sadece o değil, Bedir’de birçok sahabi, oğlu, kardeşi, babası, dayısı ile çarpışmıştır.

Bedir savaşı, Müslümanların İslam’ı her şeyden üstün tuttuklarını, ALLAH için en yakınları olan müşrikleri kan bağı veya kabile taassubu içinde kalmadan, başka insanlardan ayırt etmeden öldürdüklerini göstermektedir. Hazreti Muhammed (S.A.V.)’in bir amcası Hamza, İslam ordusu safında iken öteki amcası Abbas, düşman safındaydı. Yeğeni Ubeyde kendi yanındayken, öteki yeğenleri Ebu Süfyan ve Nevfel müşriklerin safındaydı. Hatta kızı Zeyneb’in eşi Ebu’l-As’da Hazreti Muhammed (S.A.V.)’e karşı müşriklerle birlikte savaşmıştı.

632 yılında Hazreti Muhammed (S.A.V.) vefat edince ileri gelenler toplandığında Hazreti Ebu Bekir (R.A.), halifelik için Hazreti Ömer (R.A.) veya Ebû Ubeyde’den birisinin seçilmesini istemiştir. Ancak Hazreti Ömer (R.A.), Hazreti Ebû Bekir (R.A.)’un konuşmasından sonra atılarak hemen Hazreti Ebû Bekir (R.A.)’a bey’at etti ve “Ey Ebû Bekir, Müslümanlara sen Rasûlullah’ın emriyle namaz kıldırdın. Sen onun halifesisin ve biz sana bey’at ediyoruz. Rasûlullah’a hepimizden daha sevgili olan sana bey’at ediyoruz” dedi. Hazreti Ömer (R.A.)’un bu anî davranışı ile orada bulunanların hepsi Hazreti Ebû Bekir (R.A.)’a bey’at ettiler.

Bu özel bey’attan sonra ertesi gün Mescid-i Nebi’de Hazreti Ebû Bekir (R.A.) bütün halka hutbe okudu ve resmen ona bey’at edildi. Rasûlullah’ın defni salı günü gerçekleşirken, onun nereye defnedileceği hakkında da bir ihtilâf meydana gelmişti Hazreti Ebu Bekir (R.A.) yine ferasetini ortaya koydu ve “Her peygamber öldüğü yere defnedilir” hadisini ashaba hatırlatarak bu ihtilâfı giderdi. Halifeliği sırasında Kuran’ı mushaf haline getirtmiştir. Malî işlerini Ebû Ubeyde, kadılık ve kaza işlerini Hazreti Ömer (R.A.), kâtipliğini Zeyd b. Sabit ve Hazreti Ali (R.A.), başkumandanlığını Üsâme ve Halid b. Velid yapmıştır.

Medine Dârü’l-İslâm’ın başkenti olup, Mekke, Taif, San’a, Hadramevt, Havlan, Zebid, Rima, Cened, Necran, Cureş, Bahreyn vilâyetlere ayrılmıştır. Yönetimi merkezî olup, ganimetlerin beşte biri Beytü’l-Mal’de toplanmıştır. Hazreti Muhammed (S.A.V.)’in hazırladığı, ancak vefatı sebebiyle bekleyen Üsâme ordusunu Ürdün’e yollayan Hazreti Ebû Bekir (R.A.), Bahreyn, Umman, Yemen, Mühre isyanlarını bastırmıştır. İçte isyancılarla mücadele edilirken, dışta da iki büyük imparatorluğun, İran ve Bizans’ın ordularıyla karşılaşılmıştır.

Hîre, Ecnadin ve Enbâr, savaşlarla İslâm diyarına katılmış, Irak fethedilmiş, Suriye’nin de önemli kentleri ele geçirilmiştir. Yermük savaşı devam ederken Hazreti Ebu Bekir (R.A.) vefat etmiştir. Onun ordusuna verdiği öğütlerde şu ibareler vardır : “Kadın, çocuk ve yaşlılara dokunmayın, yemiş veren ağaçları kesmeyin, mamur bir yeri tahrip etmeyin, haddi aşmayın, korkmayın.” Gerçekten İslâm ordusu fethettiği yerlerde kimseye zulmetmemiş, adaletiyle düşmanların takdirini kazanmış, Müslüman olmayıp da cizye vererek İslâm’ın himayesine giren milletler huzur ve emniyet içinde yaşamışlardır.

626 yılında Hazreti Muhammed (S.A.V.) 55 yaşında iken Hazreti Ebu Bekir (R.A.)’un kızı Hazreti Ayşe (R.A.) (d. 614) ile evlendi. Hazreti Ebu Bekir (R.A.), Mukillîn denilen çok az hadis rivayet eden ashabdan sayılır. O, yanılıp da yanlış bir şey söylerim korkusuyla yalnızca yüz kırk iki hadis rivâyet etmiş veya ondan bize bu kadar hadis rivayeti nakledilmiştir. Hazreti Ebu Bekir (R.A.), hicretten sonra Medine’de yakalandığı hastalığının ortaya çıkması üzerine yatağa düşünce yerine Hazreti Ömer (R.A.)’un namaz kıldırmasını istedi.

Ashâbla istişare ederek Hazreti Ömer (R.A.)’u halifeliğe uygun gördüğünü söyledi. Hazreti Ömer (R.A.)’un sert ve kaba oluşu gibi bazı itirazlara cevap verdi ve hilâfet ahitnamesini Hazreti Osman (R.A.)’a yazdırdı. Hazreti Ebu Bekir (R.A.), 23 Ağustos 634 tarihinde Medine, Suudi Arabistan’da 61 yaşında vefat etmiştir. Vasiyeti üzere Hazreti Muhammed (S.A.V.)’in yanına omuz hizasında olarak defnedildi. Böylece bu iki büyük insanın, iki büyük dostun, kabirlerinde de birliktelikleri devam etti.

Eşleri :

1. Hazreti Katile binti Uzza (R.A.)
2. Hazreti Ümmü Ruman binti Amr (R.A.)
3. Hazreti Cüneybe binti Harice (R.A.)
4. Hazreti Habibe Fahita binti Haris (R.A.)
5. Hazreti Esma binti Ümeyse (R.A.)

Oğulları :

1. Hazreti Abdullah (R.A.)
2. Hazreti Abdurrahman (R.A.)
3. Hazreti Muhammed (R.A.)

Kızları :

1. Hazreti Esma (R.A.)
2. Hazreti Ayşe (R.A.)
3. Hazreti Ümmü Gülsüm (R.A.)

Bir yanıt bırakın, or Geri İzleme kendi sitenizden.

Yorumuzu Yazın

Giriş yapmanız gereklidir giriş yap Yorum yazmak için.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here