sohbet odaları

MÜCMEL

Sözlükte “veciz söz, özet ve kısa söz, teennî ve itidal ile hareket etmek, güzelleştirmek” gibi anlamlara gelen mücmel, fıkıh usulünde, manasında birkaç hal ve hükmü ihtiva eden, ne kastedildiği ibaresinden anlaşılamayacak derecede kapalı olan, ancak bir açıklayıcı ile anlaşılabilen nassdır. Mücmel lafız sırf içtihat ile anlaşılamayacak kadar kapalıdır; anlamak için mutlaka bir açıklayıcıya ihtiyaç vardır.

Lafzı mücmel yapan, kapalılığa yol açan sebepler üçe ayrılır: a) Lafzın birbirine eşit birden fazla manaya gelip bunlardan hangisinin kastedildiğini belirleyen bir karine bulunmaması; b) bilinen sözlük manasından, özel bir manaya nakledilmiş olması; c) lafzın kullanıldığı manadaki garabet.

Kur’ân’daki namaz, oruç gibi teklîfî hükümlerle ilgili ibarelerin çoğu mücmeldir. Bunlar sünnetle açıklanmıştır. Meselâ, Kur’ân’da geçen “salât” kelimesi, sözlükte dua etmek anlamına gelmektedir. Halbuki, Allah Teâlâ’nın bundan kastettiği, özel bir ibadet şeklidir. Hz. Peygamber de, namazın nasıl kılınacağını ve vakitlerini öğretmiş; “Namazı ben nasıl kılıyorsam, o şekilde kılın.” buyurmuştur (Buhârî, Ezân, 18). zekat, hac, oruç, diyet, riba gibi kavramlar da Hz. Peygamber tarafından açıklanmıştır. Böylece, Kur’ân’ın mücmel olan her ifadesi ya yine Kur’ân-ı Kerim ile, ya da ve çoğunlukla Hz. Peygamberin sünneti ile açıklanmış ve kapalı bir tarafı bırakılmamıştır.

Mücmel olan lafız açıklandıktan sonra, müfesser hükmünü alır ve bundan sonra te’vîl ve tahsîs kabul etmez. (İ.P.)

Bir yanıt bırakın, or Geri İzleme kendi sitenizden.

Yorumuzu Yazın

Giriş yapmanız gereklidir giriş yap Yorum yazmak için.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here