sohbet odaları

ĞULÜVV

Sözlükte “normal sınırı aşmak, davranış ve her türlü anlayışta itidal çizgisinin ötesine geçmek” demektir. Bu aşırılık ve eylem fiatlarda olursa galâ, değer ve rütbede olursa gulüvv anlamına gelir. Terim olarak gulüv, Kur’ân ve sünnete göre belirlenen İslâmî anlayışın sınırlarını aşan inanç ve davranışlar olarak tanımlanabilir.

Kur’ân, Ehl-i Kitab’a hitap ederken aşırı gitmemeleri için onları uyarmıştır. İki ayrı yerde Hristiyanların kendi peygamberlerine gösterdikleri aşırı tepkiye dikkat çekilmektedir. “De ki: Ey kitap ehli! Dininizde haksız yere haddi aşmayın. Daha önceden sapan, birçoklarını saptıran ve yolun doğrusundan uzaklaşan bir topluma uymayın.” (Mâide, 5/77); “Ey Ehl-i Kitap! Dininizde aşırı gitmeyin ve Allah hakkında gerçekten başkasını söylemeyin…” (Nisâ, 4/171).

Hadis literatüründe de dinde ve sosyal hayatta görülen bütün aşırılıklar gulüvv olarak kabul edilmiştir. Rasûlullah’ın farz olur endişesiyle terâvîh namazını cemaatle kılmaması, dua ederken sesi yükseltmemesi, yolculuk esnasında namaz ve oruç gibi ibadetlerde tanınan ruhsat, imamlık yapanların namazı uzatmamaları, zühd ve takvasını öne sürerek evlenmeyi terketmek isteyenlere izin verilmemesi gibi uygulamalar da aşırılığın tasvib görmediğini bildirmektedir.

İslâm tarihi boyunca Müslümanlar arasında yaygın hale gelen “gulüvv”ü diğer bir ifâde ile aşırılığı itikadî ve amelî olmak üzere iki grupta ele almak mümkündür. İtikadî davranışlara örnek olarak, Ehl-i Beyte mensup imamların, ya da veli ve şeyh olduklarına inanılan kişilerin gaybı bildiklerine, kâinatın işlerinin yürütülmesinde tasarruf sahibi olduklarına inanmak, onların söz ve emirlerini nass olarak kabul etmek gibi davranışlardır.

Amelî konularla ilgili “gulüvv” ise, emredilen veya yasaklanan hususlara ilavelerde bulunmak şeklinde özetlenebilir. Zira dinde aşırılık, insanı amacından saptırır. Allah’ın koymadığı hükümlerin konmasına, yasaklamadığı işlerin de yasaklanmasına yol açar. Bu da ya insanların hareket alanını daraltır veya aşırılığa götürerek dinden uzaklaştırır. Her ikisi de dinin muhtevasına zarar verir. (F.K.)

Bir yanıt bırakın, or Geri İzleme kendi sitenizden.

Yorumuzu Yazın

Giriş yapmanız gereklidir giriş yap Yorum yazmak için.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here