sohbet odaları

Mehmet Emin Yurdakul Kimdir ?

Doğum tarihi : 13 Mayıs 1869
Ölüm tarihi : 14 Ocak 1944
Kaç yaşında öldü : 75
Burcu : Boğa
Meslek : Şair, Yazar
Doğum yeri : Beşiktaş, İstanbul
Ölüm yeri : İstanbul

Mehmet Emin Yurdakul, 13 Mayıs 1869 tarihinde İstanbul, Beşiktaş’da doğmuştur. Babası Zekeriya köyü halkından balıkçı Salih Reis, Annesi Emine Hatundur. Mütevazi bir ailenin çocuğudur. “Saray Mektebi” adlı sübyan okulundan sonra, Beşiktaş Askeri Rüştiyesine girdi. Burayı bitirince bir süre Mülkiye İdâdîsi’ne (Siyasal Bilgiler Fakültesine) girmişse de bitirmeden 1887 yılında ayrılıp, Babıali Sadaret Dairesi, Evrak Kalemi’nde katip olarak işe başladı.

1889 yılında Mekteb-i Hukuk’a kaydoldu ; iki yıl kadar sonra buradan da ayrılmak zorunda kaldı. Bu tarihten itibaren edebiyat ve şiirle daha yakından ilgilendi.

1892 yılında İstanbul’a gelen Afganistan’lı politikacı ve gazeteci Cemaleddin Efganî’nin sohbetlerine katıldı, bazı fikirlerinden istifade etti.

1892’de, ruh asaletinin soy asaletinden üstün olduğunu anlattığı Fazilet ve Asalet adlı kitabı dolayısıyla Sadrazam Cevad Paşa’nın tavsiyesi üzerine Rüsûmat İdaresi’ne önce memur, ardından evrak müdürü tayin edildi. Bu arada, 1897 yılında Osmanlı & Yunan Muharebesi sırasında aralarında “Cenge Doğru” isimli şiiri Selanik’te Asır gazetesinde yayınladı. Bu şiir kendisine büyük ün kazandırdı. Millî duyguları herkesin kolayca anlaya bileceği bir dille ifade ettiği şiirleri devrin edebiyat çevrelerinde büyük ilgi gördü.

1898 yılında bu şiirlerini Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan, Şemseddin Sami Frasheri, Rıza Tevfik Bölükbaşı, Fazlı Necip’in takrizleri ve Abdülhamit II döneminde saray ressamı olan İtalyan ressam Fausto Zonaro’nun resimleriyle birlikte Türkçe Şiirler adıyla kitap halinde yayımladı.

1907 yılında İttihat ve Terakkî Cemiyeti’ne girdi. Aynı yıl Erzurum Rüsûmat nâzırlığına tayin edildi. 1908’de II. Meşrutiyet’in ilânından sonra görevi Trabzon’a alındı.

13 Nisan 1909 tarihinde gerçekleşen 31 Mart Vakası’nın ardından Bahriye Nezâreti müsteşarlığına getirildi ; Ekim 1909’da Hicaz valisi oldu. Ancak Mekke Emîri Şerif Hüseyin’le anlaşmazlığa düşünce görevi Mayıs 1910 ayında Sivas valiliğine nakledildi. Sağlık sebepleri yüzünden bir süre sonra istifa edip İstanbul’a Ocak 1911 ayında geldi.

Arkadaşlarıyla “Türk Yurdu” Dergisini çıkardı. Resmî kuruluşu bir yıl sonra gerçekleşen, ancak fiilen Temmuz 1911’de kurulan Türk Ocağı derneğinin geçici idare heyeti başkanlığına seçildi. Türk Ocağı’nın ilk kurucu genel başkanı oldu. Bilahare Ağustos 1911 ayında Erzurum valiliğine getirildi. Ertesi yıl emekliye ayrıldı.

1913 yılında Musul’dan milletvekili seçildi. 17 Aralık 1914 tarihinde ”Türkler’in ilk büyük millî şairi” tanıtımıyla Türk Ocağı tarafından adına büyük bir tören düzenlendi. Çanakkale savaşları sırasında kurulan İstanbul Hey’et-i Edebiyyesi ile birlikte savaş alanına gitti ve askerin mâneviyatını yükselten konuşmalar yaptı.

Milli Mücadeleye katıldı. Mütarekenin ardından İstanbul’un işgali üzerine bazı arkadaşlarıyla birlikte Nisan 1921 ayında Ankara’ya gitti. Millî Mücadele devam ederken halka ve orduya moral verici konuşmalar yapmak için Mehmet Akif Ersoy ve Samih Rıfat’la birlikte Anadolu’ya gönderildi.

Cumhuriyet’in ilânından sonra 1923 yılında Şarkikarahisar (şimdiki adı Şebinkarahisar Giresun’un bir ilçesi), 1927 yılında Şebinkarahisar’dan milletvekili seçildi. 1930 yılında kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası’na katıldı. Daha sonra 1932 yılında Urfa ve İstanbul’dan 1943 yılında milletvekili seçildi.

Mehmet Emin Yurdakul, Millî Edebiyat şiirinin öncü sesidir. Çünkü 1898 yılında yayımladığı “Türkçe Şiirler” adlı şiir mecmuasıyla daha 10 yıl öncesinden milli şiir ahenginin öncülüğünü yapmıştır. Üstelik bu kitabın Servet-i Fünûn şiirinin en güçlü döneminde yayımlanmış olması ayrıca önemlidir.

Mehmet Emin Yurdakul’un bütün şiirlerinin ortak paydası halkı içinde bulunduğu karamsar ruh halinden, gerilikten, bilinçsizlikten kurtarmaktır. Kimliği ve tarihini hatırlatarak kendine güven duygusunu aşılamak maddî ve manevî açılardan kalkınmasını sağlamaktır. Bu açıdan bakıldığında Yurdakul ; milliyetçi, idealist, halkçı ve medeniyetçi bir şairdir.

Mehmet Emin Yurdakul “milli romantik duyuş tarzı”nın ilk temsilcisidir. Bütün bu özelliklerinden dolayı Mehmet Emin Yurdakul edebiyat tarihimize “Milli Şair” unvanı ile anılmıştır.

Mehmet Emin Yurdakul’un ilk şiiri 1897’de Servet-i Fünun dergisinde yayınlandı.

Osmanlı İmparatorluğunun yıkılma döneminde, bilhassa ikinci meşrutiyetten sonraki Türkçülük mücadelesinde Mehmet Emin Yurdakul’un büyük gayreti ve çalışması vardır. Yeni Türk devletinin kurulmasında Mehmet Emin Yurdakul ve arkadaşlarının üstün çalışma azmi, kararlı ve sağlam tavırları, devletimizin yapısını belirleyici olmuştur.

Türk edebiyatına halkın sesini getiren gerçekçi bir şair olarak değerlendirilen Mehmet Emin Yurdakul, Osmanlıcılık ve İslamcılık akımlarına karşı Türkçülüğü savunan şiirler yazmıştır. Coşku, ulusal duygular, kahramanlık, yüreklendirme ve öğreticilik öğelerini ön plana çıkarmıştır. Şiire biçim yenilikleri de getirmiştir. Dörtlük geleneğinin dışına çıkarak üçer, altışar, sekizer dizeden kurulu şiirler yazmıştır. Milli Edebiyat akımı ve Türkçülüğün önde gelen temsilcileri arasında yer alan sanatçı, eserleriyle diğer Milli Edebiyat sanatçılarını etkilemiştir.

Hayatının sonuna kadar edebiyatta halkçılık ve milliyetçilik prensibine bağlı kalan Mehmet Emin, Cumhuriyet’ten sonraki yıllarda ortaya çıkan memleketçi edebiyatın oluşmasına da ön ayak olmuştur. Eserlerinde Türkçülük, milliyetçilik, memleketçilik, halkçılık ve Cumhuriyet’ten sonraki yıllarda inkılâpçılık unsurları asıl ağırlığı teşkil eder.

Mehmet Emin Yurdakul, 14 Ocak 1944 tarihinde İstanbul’da 75 yaşında ölmüştür.

Eserleri :

1899 – Türkçe Şiirler
1914 – Türk Sazı
1914 – Ey Türk Uyan
1915 – Tan Sesleri
1918 – Zafer Yolunda
1919 – Aydın Kızları
1920 – Dante’ye
1928 – Mustafa Kemal
1939 – Ankara
1886 – Cenge Giderken
1890 – Fazilet ve Adalet
1915 – Ordunun Destanı (The Legend of the Army)
1916 – Dicle Önünde (In Front of Tigris)
1918 – İsyan ve Dua (The Uprising and the Prayers)
1918 – Turan’a Doğru (Towards Turan)
1919 – Türk’ün Hukuku (The Law of Turk)
1928 – Kral Corc’a (To King George)

Cenge Giderken adlı şiiri :

Ben bir Türk’üm dinim, cinsim uludur
Sinem, özüm ateş ile doludur
İnsan olan vatanının kuludur
Türk evlâdı evde durmaz, giderim.

Bu topraklar ecdâdımın ocağı
Evim köyüm hep bu yurdun bucağı
İşte vatan ! İşte Tanrı kucağı !
Ata yurdun evlât bulmaz, giderim.

Yaradanın kitabını kaldırtmam
Osmancığın bayrağını aldırtmam
Düşmanımı vatanıma saldırtmam
Tanrı evi viran olmaz giderim.

Tanrı’m şâhid duracağım sözümde
Milletimin sevgileri özümde
Vatanımdan başka şey yok gözümde
Yâr yatağın düşman almaz, giderim.

Ak gömlekle gözyaşımı silerim
Kara taşla bıçağımı bilerim
Vatanıma yücelikler dilerim
Bu dünyada kimse kalmaz, giderim.

Bir yanıt bırakın, or Geri İzleme kendi sitenizden.

Yorumuzu Yazın

Giriş yapmanız gereklidir giriş yap Yorum yazmak için.

Genel Genel The title of your home page Your Content Here